KKIBRIS YİTİRİLİRKEN

Kıbrıs Yitirilirken

Kuzey Kıbrıs Türk Devletinin yeni seçilen cumhurbaşkanını dinlerken içim sızlıyor. Biz bunca şehidi bu Türk zannettiğimiz Türk düşmanı Kıbrıslılar için mi verdik? Yeni seçilen cumhurbaşkanının ilk icraatı Rumlar ve Yunanlılar ile iş birliği yapması olsu. Kimse Kıbrıs halkını bu konuda temize çıkarmaya kalkışmasın. Zira seçim propagandalarında Türkiye’ye sırt çevireceğini açık, açık ilan etmişti. Bunu söyleyen Türkiye düşmanına oy verdiklerine göre kendileri de azılı Türkiye düşmanlarıdır. Yeni başkan diyor ki Türkiye Kıbrıs’tan elini çekmelidir. Kıbrıs halkı kendi ayakları üstünde durmalıdır. Kıbrıs’ta kan gövdeyi götürürken ölüm sırası kime gelecek korkusuyla yaşarlarken neden kendi ayakları üstünde durmadılar? Kıbrıs’ı Yunanistan’a teslim ederek mi ayakta duracaklar? Kıbrıs Türkleri Türkiye’ye muhtaçtırlar. Türkiye’nin mali desteğinden başka dış ülkelere satamadıkları ürünleri Türkiye satın alarak onlara en büyük ekonomik desteği vermişti. Halen de vermeye devam ediyor. En son ve en büyük destek Türkiye’den Kıbrıs’a su desteğidir. Kıbrıs’ı suya gark edecek olan proje yapım aşamasındadır. Özellikle belirtmek isterim. Kıbrıs dahil Ege’deki adaların tümü su fakiridir. Türkiye’ye ait adalardan bir tek su zengini Gökçe adadır. Yunanistan’ın çok değer verdiği adaların tümü Yunanistan’ın sırtına kamburdur. Yunan ekonomisinin çökme nedenidir. Bu denli önem vermelerinin nedeni yayılma ideolojilerinin eseridir. Ege’yi bir Yunan gölüne döndürüp Türkiye’nin önünü kesme gayretidir.

Meis adası Türkiye’ye iki buçuk mil, Yunanistan’a ise bin mil uzaklıkta olan bir adadır. Bırakınız tarım yapmayı, ot bile bitmeyen bir adadır. Balıkçılık kendilerine yetecek kadardır. Ana karaya uzak oluşu yüzünden fazla balık avlayıp satma şansları hiç yok. Adada yaşayanların tümü adadan ayrılmamaları için Yunan hükümetinden maaş almaktadırlar. İçme ve kullanma sularını Kıbrıs savaşından önce Kaş’tan alırlardı. Savaş sonrası içme ve kullanma suları Yunanistan’dan adaya tankerlerle taşınır oldu. Ada halkı taze et gereksinimini genelde kaçakçılık yolu ile karşılamaktadırlar. Kalkan’dan keçi yüklü sandal denize açılır. Açık denizde Meisli balıkçılarla buluşurlar. Başta kahve ve sigara olma üzere Türkiye’de pahalı olan ürünlerle keçiler takas edilirdi. Kanımca bir gün ada halkı için bir referandum yapılacak olsa mutlaka Yunanistan’dan ayrılıp Türkiye’ye bağlanmak isteyeceklerdir.

Eşim Kalkan ortaokulunda öğretmen olduğu için tayinini Muğla’ya çıkarıncaya kadar bir ders yılı Kalkan’da yaşamak zorunda kalmıştım. Bir gece Kaş’a gittiğimde İki buçuk mil uzağımızdaki Meis adası ışıl, ışıldı. Oysa Kaş’ta öğlen saatlerinde bir saat, gece saatlerinde ise üç saat kadar elektrik oluyordu. Bu durum beni yüreğimden çok ağır yaralamıştı. Konuyu Ulus gazetesinde yorumlamıştım. Yazımda ışıl, ışıl ışıklar içinde parlamakta olan Meis’in karşısında ışığa hasret bir Kaş için utanılacak bir durumdur demiştim. Bir gün yine Kaş’a gittiğimde Gazinocu Ali Bey, gazinodaki iki kişiyi göstererek, bu beyler senin yazın üzerine elektrik işini halletmek için görevli olarak gelmişler dedi. Gidip masalarına oturdum ve kendimi tanıttım. Elektrik konusu üzerine yapacakları çalışmaları detaylarıyla bana anlattılar. En dikkatimi çeken ise Kaş’ın içme suyundan saatte otuz beş kilovat elektrik üretim projesiydi. Kaş’ın suyu iki bin metre yükseklikten gelmektedir. Bu debi de en az saatte otuz beş kilovat elektrik üretimi demektir dediler. Gerçi proje hayata geçirilmedi ama enterkonnekte sistemin bir hattını ivedilikle Kaş’tan geçirerek elektrik sorununu çözmüşlerdi.

Yunanistan Türkiye’yi bir kuşatma çemberi içine alma çabalarını sürdürürken Türkiye’nin maliyeti ne olursa olsun adalarına sahip çıkması gerekir. Bu konuda sessiz kalan AKP ye karşı muhalefetin sesini yükseltmesi ve bu konuda halkımız aydınlatmaları gerekir.

Özcan Nevres    ozcan.nevres@gmail.com       

(Bugün 1, toplamda 47 kez ziyaret edildi.)