GİDECEĞİM BU KENTTEN UZAKLARA Gideceğim bu kentten çok uzaklara. Bir yer bulacağım yaşanacak, En içten sevgilerle dolu. Bu kentte iki yüzlülükler diz boyu. Gerçek sevgilerse, bir arpa boyu. Beyaz evler olacak gittiğim o yerde. Sevgilerin ve içtenliğin simgesi. Evimin saçaklarında kuşlar yuva yapacaklar. Cıvıl, cıvıl ötecekler gün boyu. Bahçesinde çiçekleri olacak Renk, renk açacaklar her …
Kategori arşivleriŞiirlerim
Geldik Gidiyoruz
Geldik Gidiyoruz Geldik gidiyoruz Yol geçen hanın yolcuları gibi Umutsuz aşklar yaşadık Göz yaşlarımızda boğulduk Kahrolduk Varsıllığı tanımadık Hep yoksulluğu yaşadık Şükretmeyi öğrettiler bize Dediler kavga sizin neyinize Ezildik ezildik ezebildiklerince Acıyan olmadı halimize Her seçim öncesinde Sırtımızı sıvazladılar severcesine Seçim sonraları unutulduk yine Ölmüşçesine Her ay avutulduk Yüzde üçlük beşlik Zamlar ile Asillere verdiler …
Geçmişi Andım Yine
Geçmişi Andım Yine Dün dostlarımızla dertleştik Seni sordular görüşüyor musunuz diye Unuttum onu dedim ama Titreyen dudaklarım gerçeği söyledi Göz yaşlarımı gizleyemedim Ne derinmiş gönlümde açtığım yara Unuturum demiştim ama unutamadım Sen de unuttum diyormuşsun ama Unuttuğuna inanamadım Unutmak benim için çok zor Senin için kolay olacağını sanmıyorum Unutulur mu birlikte geçirdiğimiz o güzel günler …
Gecenin Karanlığında
GECENİN KARANLIĞINDA Gecenin karanlığı çökünce üstüme Tüm olumsuzluklar bir bir dizilir gönlüme Bazen bir umut yeşerir gönlümde Gecenin karanlığından çıkıp geleceksin diye Boşunadır bekleyişlerim biliyorum Umudumu yitirdiğimde kahroluyorum Geçmişte kalan o güzel günlerimize ağlıyorum. Ne güzeldi o günler sen ve ben el ele Uçuyorduk sanki Ayaklarımız basmıyordu belki de yere Bu gün seninle el ele …
Foça Günleri
FOÇA GÜNLERİ Sabah gün ışırken, Güneşin doğacağı yerde, Tepelere taç olmuş kızıllıklar . Deniz gümüş bir çarşaf gibi Sanki serilmiş önüme. Yürüyorum ama nereye? Sana kavuşmak umudu mu Beni böylesine sürükleyen. Kimsecikler yok ortalıkta Ne sen Ve nede başkaları Yalnız kalmış tüm kaldırımlar Ve caddeler, sokaklar. Karamsarlık çöküyor içime, Soruyorum kendime, Bu kentin terkedilmişi, Sadece …
Eskiye Özlem
Eskiye Özlem Bir cep leblebi şekeri Ya da köfteci Ali’de yediğim Bir porsiyon köfte Mutluluktan uçmama yeterdi İncir ağacının tepesinden inmez Nar ağacının koyu gölgesinde Nar ağacından kestiğim narları Savrukça yerdim Böğürtlenlerin arasına dalardım Bir avuç böğürtlen için Kanamayan yerim kalmazdı Evimizin bahçesindeki Dört metre karelik havuzda Öğlen saatlerinin yakıcı sıcağında Saatlerce yüzer serinlerdim Karnım …
Elveda Demeden
ELVEDA DEMEDEN Gidiyorum bu kentten kimseye elveda demeden. Yine döneceğim bu kente, gönül istemese de. Bilemesiniz nedir beni bu kente böylesine bağlayan. Torun hasretidir bu hiç dayanılmayan. İple çekeceğiz yazın gelmesini, Bu hasretlik tez bitsin diye. Yaz günlerinde kavuşacağız biri birimize. Denize gireceğiz, kumsalda oynayacağız. Kumdan kaleler yapacağız, eğleneceğiz birlikte. Denizden çıkıp eve gittiğimizde. Huysuzlaşacak …
Eledim Bu Dünyayı
Eledim Bu Dünyayı Eledim bu dünyayı senden güzelini bulamadım Uğrunda canımı verecek başka birini bulamadım Seni nasıl sevdiğimi taptığımı bildiğinden olacak Hep naz ettin kollarımı boynuna dolayamadım Şu kavuşma umudum olmasa tükense umutlarım Yakarım kendimi koyveririm yaşamımın yularını Sensiz yaşamak ne haddime satarım anasını Seninle yaşanır ancak ömür denilen bu kahır kazanı Özcan Nevres 18/11/2003
Sevmeyi Mutluluk Sanmıştım
SEVMEYİ MUTLULUK SANMIŞTIM Sevmeyi mutluluk sanmıştım, seni tanımadan önce Ela gözlerin bir hançer gibi, saplanınca gönlüme Kulun, kölen oldum, sahip oldun tüm benliğime Ben koştukça sen kaçtın, acımadın halime ÖZCAN NEVRES
EKMEK HIRSIZI Ayakları yalın sırtı çıplaktı Üstelik karnı da açtı Titriyordu soğuktan ve açlıktan İlerideki fırından Geliyordu burnuna Burcu, burcu kokusu ekmeğin Tam fırının önünde durdu Midesindeki açlığın kazıntısına Artık tahammülü yoktu Yaklaştı fırına Baktı uzun, uzun ekmeklere Kokusunu çekti içine derin, derin Parasızlığını düşündü acı, acı Uzattı elini kaptı somunu Son gücünü harcadı bacaklarında …
Dün Yolum Düştü
Dün Yolum Düştü Dün yolum düştü senin yaşadığın kente Hasretim gönlümü ilk kaptırdığım güzele İlk aşkın üzerinden uzun yıllar geçsede İlk aşk bu unutulmaz unutmak istesen de El ele tutuşup gezdiğimiz yerlerden geçtim Dondurmacımızdan dondurma alıp yedim Eski tadı kalmamış yanımda yoksun diye Terk edişin kabus gibi çöktü yüreğime Ne umutlarla tutmuştum sıcak ellerini Çok …
Dün Gece Bir bilsen dün gece seni nasıl özlediğimi Yokluğunla nasıl ölüp ölüp dirildiğimi Asker yolu gözleyen taze gelin gibi Yolunu gözledim çıkıp gelecekmişsin gibi İçkiye verdim kendimi unuturum diye Bir yedi yüzlüğü nasıl bitirdim anlayamadım Yine de kesmedi gerisi var mı diye aradım Ne içecek içkim kalmıştı şişelerde Ne sen vardın içtiğim kadehlerde Yokluğun …
Duydum ki Terk et güzelim terk et geç kalmadan Dudağındaki diş izlerim kapanmadan Hani hiç ayrılmayacaktık diyordun içtenlikle Hani beni terk edersen ölürüm diyordun Gözlerindeki yaşlar kurumadan nereye gidiyorsun Ayrılıklar hep nedensiz olur biliyorum Ve kadınların terk edildiklerine ağlamadıklarını Neden onu ben terk etmedim diye ağladıklarını Biliyorum güzelim biliyorum Aldırma sen gözlerimden akan yaşlara Gidişine …
Delirten Sevda
Delirten Sevda Bak şu adama, Benim vefasız sevgilim, İyi bak. O Bir sevda uğruna, Aklını yitirmiş bir deli. Bir baştan bir başa, Durmadan adımlar Bu uzun caddeyi. Caddenin ucundaki çeşmede, Saçlarını ıslatır, Yürür caddenin öbür ucuna, Bir vitrin camının karşısında Tarar kurumuş saçlarını.. Nice kez tekrarlanır, Bu saç ıslatmalar Ve taramalar gün boyu. Hüzünle harelenmiş …
Çölde Susuz Kalmışçasına
Çölde Susuz kalmışçasına Çölde yolunu kaybetmiş yolcu Gördüğü seraba ulaşmak için Son gücünü nasıl harcarsa Sana öylesine koşuyorum umutla Sen bir serap değilsin kum deryasında Elimi uzatsam tutabilirim seni belki de Ne bekliyoruz bu yalancı dünyadan Ömür kısa beklentilerimiz çok fazla Aşk denilen fırtına dindiğinde Çok az günler kalmış olacak önümüzde Gel sevgilim boşa harcanmasın …
Çocukluğumu Özledim
Çocukluğumu Özledim Cebimdeki yirmi beş kuruşla Yürümeliyim o boş caddede yine Solumda köfteciler Sağımda Peynirci Ali’nin dükkanı Köftecilerde Köfte ekmek yirmi kuruş Peynirci Ali’de Yoğurt helva ekmek on beş kuruş Köftelerin kokusu dolarken ciğerlerime Vitrindeki helva gel diyor bana Kararımı verdim Peynirci Ali’ye Girdim dükkanın içine Oturdum en öndeki masaya Yoğurdu kaşıklarken Helvayı yonga yonga …
Çaresizlik
ÇARESİZLİK Yuvadan bir yavru kuş düşer ya Düşmanlarından bile yem uman Yaşamı yem olarak belleyen Ve ölümü hiç bilmeyen Sevdadır beni yaşama bağlayan Aşımsın, ekmeğimsin, suyumsun Senden önce yaşıyor muydum, Bilmiyorum Yuvadan düşen kuş gibi, Açmazların içinde çırpınıyorum Özcan NEVRES
Ceza Evlerinde İsyanlar Var
CEZA EVLERİNDE İSYANLAR VAR. Ceza evlerinde isyanlar var. F tipi ceza evleri bahanesiyle. Mehmetçik elinde silah, Emir almış ateş etme diye. Alçak, hain, bir kurşun gelmiş, Saplanmış Mehmet’imin En can alıcı yerine. Kurşun delince Mehmet’imin yüreğini. Serilmiş cansız yere, Öteki Mehmet’lerin ayakları dibine. Kor bir ateş olup düştü, Tüm ülkemizin, Dürüst insanlarının böğrüne. Çatlak sesler …
Canım Datça
Canım Datça Marmaris’ten çıktım yola Emel Sayın koyunda verdim mola Orman çeşmesinden su içtim doya doya Bitmez gibi görünen virajlardan sonra Düze inince yüklendim gaza Sonunda vardım cennet Datça’ya Değirmen suyunun yanında Oturdum bir gazinoda Suyun şırıltıları ortasında Yorgunluğum yok oldu bir anda Mesudiye’siyle Knidos’uyla Sen cennet kadar güzelsin Datça Özcan NEVRES
Böyle mi Olacaktı
BÖYLE Mİ OLACAKTI Böyle mi olacaktı düşlerim hep böyle mi Şans dedikleri bana hiç gülmeyecek mi Birine gönül versem el kapıyor Heves edip aldığımı hırsız çalıyor Hüsran ve elem hep bana kalıyor Kader bir gün gülsün benim de yüzüme Candan sevecek birini çıkarsın karşıma Yüreğimdeki tüm sevgileri vereyim ona Özcan NEVRES