ÖZLEYİŞ 2

Özleyiş 2 Ne güzel bir yaşam tarzıydı Bağ evlerine göç ettiğimiz Tozuyla toprağıyla yoğrulduğumuz Ovamızdaki yaşam tarzımız Geceleri komşular toplanırdı Evimizin iyi esintili avlusunda Gaz lambasının loş ışığında Sahibinin sesi marka gramofonumuzda Taş plaklar dönerdi Körelmiş iğnesinin cızırtıları arasında Hayal ürünü öyküler anlatılırdı Can kulağıyla dinlerdik gerçekmiş gibi Delikanlılığa ilk adımımızı attığımızda Komşu kızlarını paylaşamazdık …

ÖZLEYİŞ 1

ÖZLEYİŞ Özledim bağlarımızın tozlu yollarını. Özledim yaz günlerinin yakıcı sıcağını, İçimi kavuran susuzluğumu giderdiğim, Tulumbamın buzu aratmayan suyunu. Ne güzel günlerdi o günler. Nerede kaldı dalından kopardığım meyveler. Kendi elimle yetiştirdiğim sebzeler. Bir düş müydü o günler bilmiyorum. Çocukluğumun en güzel günleriydi, Sıcaktan kavrulduğumuz o yaz günleri. Yoldan geçen devecilere bağırırdık, Aşçı Mehmet’i gördün mü …

GÖNÜL BAHÇEME

GÖNÜL BAHÇEME Gönül bahçeme nice sevgiler diktim. Bitmediler, yeşermediler. Umutsuzluklarımı diktim aynı bahçeye Kara çalılar gibi köklendiler tükenmezcesine. Politikaya atıldım hizmet edeyim diye. Parsellenmiş hep çıkarcılar ile. Gazetecilik yaptım doğruları yazayım diye Adım komüniste çıktı bilmem niye Bir kız seçtim ÖMÜR BAHÇEMDE , kendime eş olsun diye Vermediler, çektirdiler bana nice çile. Yol boylarına fidanlar …

ÖLÜMÜNE AŞK

Ölümüne Aşk Sen gönlüme düşen ilk aşkın ateşiydin İçimdeki ateşi söndürecek dudaklarındı Ne hayallar kurmuştum geleceğimiz üstüne Ölüm bile bizi ayıramayacaktı Dünya bile gelseydi üstümüze Ölüm bu ne zaman ve nasıl gelir bilinmez Gençlik rüzgarları eserken başımızda Ölüm hiç gelir miydi aklımıza Ah o ecel denilen karşı konulmaz Kimi hangi yaşta alacağı bilinmez Sevgilim canım …

ÖLÜMSÜZDEN MESAJ

ÖLÜMSÜZDEN MESAJ Ben GÜVEN ERKAYA’yım, Al bayrağa sarılı naaşım. Çevremde Atatürkçüler Ve devrimciler. Ülkemin gerçek sahipleri. Ellerinin, omuzlarının üstünde Taşırlarken beni, Ak itler ürüyor uzaklarda, Seslerini duyar gibiyim. Ben Anadolu çocuğuyum, Yaşamımı Anadoluya adadım. Yılmaz bekçisiydim, Devrimlerin ve Atatürkçülüğün. Karafatmalar, türbanlılar, yobazlar, Düşmandılar bana, Biliyorum. Yurdumun dışından güdümlü Ak itlerine Son bir mesajım var. Ben …

ÖLDÜREN SEVDA

Öldüren Sevda Yol boyu çeşmesinde durup su içeyim dedim Kitabesi takılınca gözüme irkildim Su geçmez oldu boğazımdan, yandı yüreğim Nasıl bir sevdaymış bu benim bilmediğim “Sevda pınarından kana kana içmeden, Murat köprüsünden gelip geçmeden Yaşı henüz on sekizine basmadan Ecel alıp götürdü onu, genç yaşına bakmadan Ne gelir elden, yazgısını kötü yazmışsa yaradan Yörük kızı …

OZANIN AŞKI

OZANIN AŞKI Seni gördüm bugün Kaldığın pansiyondan çıkıyordun. Günaydın dedin bana Gözlerinin içi gülüyordu. Arkandan baktım uzun uzun Gönlümü kapladı yine O yokluk denen hüzün. Nice yıllar oldu, Aşktan sevgiden uzak kaldığım. Ruhumda dayanılmaz bir arzu Yıllardır aradığın İşte bu diyordu. Sevmek, sevilmek Hiç ölmeyen bir tutku. Nasır tutmuş gönlümde Bir fırtına gibi estin. Ellerimde …

O BİR YILDIZDI

O BİR YILDIZDI O bir yıldızdı gökyüzünde kayan. Garip gönlümü ateş gibi dağlayan. Çocukluk aşkımdı o benim. Hiç ama hiç unutulmayan. Nice aşklar yaşadım doyumsuz. Nice umutsuzluklar yaşadım çözümsüz. Hiçbir şey silemedi onu gönlümden. Özcan NEVRES

NERDESİN

Neredesin Çok sevdiğin çay bahçesinde oturdum Soğuğa aldırmadan saatlerce Ne denizin eski güzelliği Ne de içtiğim çayların tadı vardı Kalkıp kumsala gittim Yürüdüm uzun uzun Karanlık çökünce kentin üstüne Oturup bir kayanın üstüne Hayalini aradım serin suların içinde Üşüdüm aldırmadım üşümeme Şimdi yanıyorum ateşler içinde Ölümü düşlüyorum gönlümce Baş ucumda sen varsın Gözlerin yaşlar içinde …

NE OLMUŞ BU DÜNYANIN HALİNE

Bu Dünyanın Hali Ne Böyle Ne olmuş bu dünyanın haline Ne saygı kalmış nede sevgi İnsancıklar elinde maskara olmuş Kimi cebinde üç beş kuruşu var diye Sanır dünyayı satın aldığını Kimi sanır okuyup ta adam olduğunu Kimi yönetici olmuş, Neyi yönettiği belli değil. Yönetiyorum dediği yer iflas etmiş Kalmamış üç beş müşterisi Ona buna hart …

KORKMA BE ÇOCUK

Korkma Be Çocuk Minik kuş çocuktan korktu Çocuk ta minik kuştan Korkma be çocuk Korkunun ecele yararı yoktur Ömür denilen kocaman bir.oktur Yarış atından beter koşturacaklar seni Yaşamın kulvarında İlk okul daha bitmeden Henüz çocukluğunu yaşamadan Kitaplar dershaneler ve sınavlar Üniversite mezuniyet derken Tuz kabağını geçirecekler boynuna Çocuklarım büyüsün Çocuklarım okusun derken Elinle teslim edeceksin …

KARŞILAŞTIĞIMIZ O YERDE

Karşılaştığımız O Yerde İlk karşılaştığımız o yerde Aradan uzun yıllar geçse de Gelişini bekledim hep boş yere Orada yeşermişti En güzel umutlar gönlümde Aşkın en güzelini Ve ihanetin en acısını orada tattım Orada bekledim seni Yitik aşkımın üstüne Orada ağıtlar yaktım. Göz yaşlarım orada kuruttu Gönlümde yeşeren tüm umutlarımı Orada bekliyorum yine Ölüm denilen o …

KARANLIK

KARANLIK Bir gece ki karanlığı aşılmaz. Bir gönül ki aydınlığı hiç bulmaz. Ben bu karanlıkların bahtsızıyım. Sabahsızdır benim tüm gecelerim. Kimileri gönlünce yaşarken, Aydınlıklar ve mutluluklar içinde. Benim gönlümse mutsuzluklar Ve acılar içinde. Işık olsaydın gönlüme, Kurtarsaydın karanlıktan beni. Kölen olurdum azatsız. Severdim seni ömrüm boyu. Özcan NEVRES

İSTANBUL BEYAZLARI GİYİNCE

İSTANBUL BEYAZLARINI GİYİNCE Kar yağıyor kar Yağar ya Okullar tatil olacak Çocuklar kar topu oynayacak Sokaklarda, caddelerde Kahkahalar atarken düşecek Çocuğun biri Ağlaması bastıracak Tüm gülenleri Belki kalçası çıkmış Belki de kırılmıştır bir yeri Bir oyun uğruna Belki de sakat kalacak Ömür boyu. *** Bir kadın iniyordu yokuştan aşağı Kartopu oynayan çocuklara baktı Çocukluğunun özlemini …

SON YOLCULUK

Son Yolculuk Kaçınılmaz sona doğru bu çıktığım son yolculuk Koskoca dağın gölgesini yutmuş sağ yanımdaki deniz Dağın gölgesi boğulmuş denizin karanlığında Ben boğulmuşum çektirdiğin çilelerin girdabında Kumsalda yürüyorum kaçınılmaz sona doğru hevesle Dalgalar ayak izlerimi siliyor Geçmişte ne kaldıysa peşime takılmasınlar diye Kayalar var ileride sarp mı sarp Bilir misin o kayalarda nice aşıkların yitip …

İlk Ayrılış

İLK AYRILIŞ Tiz bir düdük sesiyle Başladı yolculuğum İçimde, gidipte dönmemek korkusu Gözlerimin önünden Yavaş, yavaş silinen istasyon Sanki…. Gurbet zordur Geri dön diye haykırıyor Şimdi içimde İki his çarpışıyor Biri Hemen geri dön diyor Diğeri durma git Yeşil gözlerini anımsıyorum Ve yanaklarından süzülen yaşları Özcan NEVRES

HÜZÜNLÜ ŞARKILAR

HÜZÜN ŞARKILARI Ah şu hüzün şarkıları Nasıl da deşer geçmişteki yaraları Nice sızılar canlanır yüreğimde Daha dünmüş gibi tazeliğiyle Mehtabın ışığında bir su başında Uzaklardan gelen bir şarkının müziği Seni getirir gözlerimin önüne Yaşlar süzülür gözlerimden selcesine Mehtap salınır suların içinde Gelinliğini giymiş bir kız güzelliğiyle Gözlerim kenetlenmiş bu eşsiz güzelliğe Yüreğim kilitlenmiş senin sevgine …

HÜZÜNLÜ GÜNLERİM

Hüzünlü Günlerim Hüzzam şarkılarının nağmeleri Bir hüzün seli gibi akarken gönlüme Nice olumsuzluklar dizildi gözlerime Karlar beyaz bir çarşaf gibi Serilince her şeyin üstüne Soğuyan hava olumsuzlukları yığdı Altından kalkılamasın diye Minik kuş buz altındaki yemi Var gücüyle gagaladı Alamadı Balkonlara uçtu bir kırıntı bulurum umuduyla Sert poyrazda savruldu oradan oraya Zor attı kendini kuytu …

HÜZÜNE VEDA

HÜZÜNE VEDA Sen kırık Çatal meyhanesini bilir misin? Terkedilmişlerin, yıkılmışların mabedidir sanki. Unutmak için sarılırlar dolu kadehlere Teypten dökülürken hüzün dolu nağmeler Dertler depreşir, kanar yüreklerdeki Unutulmak istenilen tüm yaralar. Kadehler kalkar şerefe diye peş peşe. Ahlar, vahlar ve gözlerden dökülen yaşlar Yitikliğedir, yıkılmışlığadır hep söylenenler. Meyhanenin o en tenha köşesinde Seni içiyorum kadehlerden. Sensizlik, …