HÜZÜNE VEDA

HÜZÜNE VEDA
Sen kırık Çatal meyhanesini bilir misin?
Terkedilmişlerin, yıkılmışların mabedidir sanki.
Unutmak için sarılırlar dolu kadehlere
Teypten dökülürken hüzün dolu nağmeler
Dertler depreşir, kanar yüreklerdeki
Unutulmak istenilen tüm yaralar.
Kadehler kalkar şerefe diye peş peşe.
Ahlar, vahlar ve gözlerden dökülen yaşlar
Yitikliğedir, yıkılmışlığadır hep söylenenler.
Meyhanenin o en tenha köşesinde
Seni içiyorum kadehlerden.
Sensizlik, ah o beni kahreden sensizlik yok mu?
Ölmek olsa sensizlikten kurtulmanın yolu
İnan bana sevgilim düşünmeden gençliğimi
Hemen keserdim bileklerimi.
Burası Kırık Çatal meyhanesi
Ve ben o meyhanenin en kuytu köşesinde
Hüzün şarkıları kervanının en garip yolcusu.
Hüzünlü yolların son noktası hep sensin.
Yine de ulaşamıyorum sana, kahroluyorum.
Gecenin yarısı, meyhanenin kapanma saatı geldi çattı.
Dertlilerin döktükleri tüm dertler,
Yine yoldaşları olacak gecenin karanlığında,
Kimi naralar atacak yollarda,
Kimileri göz yaşlarına boğulacaklar.
Yinede dertlerinden kopamayacaklar
Ben de düşeceğim yollara garip mi garip.
Yitik umutlarım yoldaşım olacak.
Ve sensizliğime ağlayacağım doyasıya.

Özcan NEVRES

(Bugün 1, toplamda 26 kez ziyaret edildi.)