Ağlatan Anılar

Ağlatan Anılar
Bir vefasızı sevdim bir zamanlar
Kanardı yüreğim azardı yaralar
Ne insafsızdı yaptığı nazlar
Ağlatırdı beni dinmezdi gözümde yaşlar
Yürü be aşık derdim
Bu acıları meyhane paklar
Meyhanelerde akar giderdi zaman
Acısı öylesine derin ki
Aşk yarasını unutabilir mi insan
Ah o kasetlerde çalan hüzzam şarkılar
Dinlerken o hüzün şarkılarını
Göz yaşlarım sel olurdu
Terk edilmek bir vefasız tarafından
Ne acıymış
Yaşamayan bilmezmiş
Meyhanenin kapanış saatinde
Düşerdim yollara
O duvar senin, bu duvar benim
Hangi yola girsem ona götürürdü beni
Penceresinin altında sabahlardım çoğu kez
Şarkılar mırıldanırdım
Aşk şiirleri mırıldanırdım sessizce
Umudum tükenmezdi hiç
Her an penceresi açılacak gibiydi
Başını uzatacaktı
Ateşli dudakları uzanacaktı sanki
Alev alev yanan dudaklarıma
Tıpkı eskisi gibi
Bu gece düğünü var dediler onun için
Gidip uzaktan seyrettim, ağladım için için
Dans ederken kollarında seçtiği kişinin
Gözleri davetlilerin üstünde geziyordu
Biliyorum, gözleri beni arıyordu
Belli ki gözleri gülüyor, içi kan ağlıyordu
Düğün bitiminde arabaya binerken
Sanki, tabuta giren bir cenazeydi
Bindiği arabanın ardından yürüdüm
Yitirdiği umutlarını topladım bir bir
Bizim umutlarımızdı onlar, onun ve benim
Umutlarımızı ayaklar altında çiğnetemezdim
O,
Gecenin bu ilerlemiş saatinde
Bir başkasının yatağında
Ben,
Benim gibi terk edilmiş sokaklarda
Yapa yalnız ve umarsız
Yüreğimde onu yitirmenin burukluğu
Nefesim daralıyor, soluk alamıyorum
Yoksa, yoksa onu yitirmenin acısı
Öldürecek mi beni, bilmiyorum
Özcan NEVRES 31 Mart 2002

(Bugün 1, toplamda 59 kez ziyaret edildi.)