SENSİZ GEÇEN ÖMRÜ

SENSİZ GEÇECEK ÖMRÜ DÜŞÜNÜRÜM
Anılar diken diken tırmalar yüreğimi
Olumsuzluklarla kapılanır tüm umutlarım
Yaşam anlamını kaybeder, ölümü ararım
Sensiz geçecek ömrü düşünürüm,
Yaşadığıma üzülürüm
Gök yüzünde ışıl ışıl yıldızlar,
Göz kırptılar, neden yalnızsın dediler.
Denizdeki yakamozlar
Usumca şekillendiler gönlümde.
Karşıdaki Rodoslulardan kalma kalede,
Seninle el ele gezdiğimiz,
O güzel günlerimizi anımsadım yine
İlk kez orada öpmüştüm seni
Yapma diye nasıl da direnmiştin?
Tırnaklarınla yanağımı çizmiştin
Yanağımdan akan kanı,
Ağlayarak silmiştin
Yeminler etmiştin,
Beni senden ölüm ayırır,
Aşkımız ölümsüz olacak diye
Ağaçlara, kayalara kazımıştık adımızı
Yan yana
Hıçkırıklarla boğulan sesini,
Kaderin çizdiği yoldan ayrılamayız,
Kader bizi mahkum etti biri birimize
Dediğin o mutlu günlerimizi,
Unutamıyorum, unutamıyorum.
Yalanmış ettiğin tüm yeminler.
Sen şimdi bir başkasının koynunda,
Kim bilir kaçıncı uykudasın?
Ve mutlusundur da
Bense,
Yalnızlığımla baş başayım.
Kahrolmuş, umutsuz ve uykusuz.
Gün ışımaya başladı.
Yakamozlar, revnaklar yok oldular.
Yorgun kent uyanıyor yavaş yavaş.
Uyumaya gidiyorum,
Yitik umutlarım peşimde.
Özcan NEVRES

(Bugün 1, toplamda 54 kez ziyaret edildi.)