Bir Şarkısın Sen

Bir Şarkısın Sen
Bir şarkısın sen programını izlerken, bir delikanlı adayının okuduğu İzmir türküsüne eşlik eden zeybeklerin oyunundan ne kadar etkilendiğimi anlatabilecek kelime bulamıyorum. Zeybekleri izlerken hayalimde oldukça eski anılar canlandı. Menemen Lisesi her yıl halk oyunları yarışmalarında peş peşe Türkiye, Avrupa ve dünya birinciliklerini kazanırdı. Menemen lisesinin halk oyunları ekiplerini yetiştiren Günay Bağırsakçı’ydı. Şüphesiz bu başarılarda Menemen Lisesinin müdür yardımcısının çok büyük payı vardı. Zira müdür yardımcısı Şemikler Lisesine tayin olduktan sonra şampiyonluklar Şemikler Lisesine geçmişti. Keşke Günay Bağırsakçı kardeşimiz gençlik yıllarında olduğu gibi lise öğrencilerini halk oyunları konusunda eğitebilseydi ve Menemenliler hasret kaldıkları şampiyonluklara tekrar kavuşabilselerdi.
Anılar, anılar. İnsan beynine bir bıçak gibi saplanan anılar. Yaşamın tüm aşamasında unutulmayan anılar. Menemen’e her yıl Cambaz Yakup, ekibiyle birlikte gelirdi. İlk yıllar Ahıdır mahallesindeki Kiremit tepe diye anılan düzlükte cambazhanesini kurup Menemenlilere eğlenceli geceler yaşatırdı. Hele bir keresinde Zeki Müren’i cambazhanesinde sahneye çıkarması Cambaz Yakup’un en büyük başarısıydı. Daha sonraki yıllarda Cambaz Yakup cambazhanesini, hükümet binasının arkasında kurardı. O yılların as minik solisti Hediye Nahya idi. Peki kimdi bu Hediye Nahya? Erovizyonda ülkemizi Seninle Bir Dakika adlı şarkıyla temsil eden Semiha Yankı’dır. Semiha Yankı henüz beş, altı yaşındayken Cambaz Yakup’un cambazhanesinde şarkı söylerdi. Kızım Hediye Nevres’i cambazhaneye götürdüğümde henüz üç yaşındaydı. Adaşının şarkılarından çok etkilenmiş olacak ki, eline bir fincan veya su bardağı alır, ağzına yakın tutarak ben Hediye Nahya’yım diyerek şarkı söylerdi. Yıllar ne çabuk geçiyor. Şimdi o minik Hediye Nevres biri doktor, diğeri ise üniversite öğrencisi iki çocuk sahibi bir anne.
Kızımın çok başarılı bir eğitim yaşamı vardı. İlkokulu hep birincilikle tamamladı. Daha sonra Maarif Kolejinde, Ankara Fen Lisesinde okuduktan sonra, Türkiye’nin ilk yüzü arasına girerek eğitimini Boğaziçi Üniversitesinde endüstri mühendisi olarak tamamladı. Halen Amerika’da üniversite öğretim üyeliğini doktor olarak sürdürmektedir.
Kızım Hediye Nevres ilkokul yıllarında Menemen’in elektronik beyni diye isim yapmıştı. Düşünüyorum da kızımı çok zeki olduğu için beş buçuk yaşındayken okula yazdırsaydım ne olurdu? Aynı başarıyı gösterebilir miydi? Hiç sanmıyorum. Dün okullar açıldı. Hem de öyle hazırlıksız bir şekilde açıldı ki, bu şartlarda niye açıldığını anlamak olası değil. Küçük bir kız çocuğun iki gözü iki çeşme ağlayarak ben bu okulda gelmem. Bu okul çok pis diyor. Bir öğretmen arkadaşımız okulunun eski müdür yardımcısı olan eşime telefon açıyor ve içini döküyor. Sınıfımda tam atmış beş öğrenci var. Ben bu çocuklarla nasıl baş edeceğim diye sızlanıyor. Akıl var mantık var. Bir anne baba iki çocuğuyla baş etmekte zorlanırken bir öğretmen atmış beş minik çocukla nasıl baş edebilecek? Onlara nasıl eğitim verecek? Hükümetin bu yanlışını kabul edip geri adım atması gerekir. Okulların alt yapısı tam olarak hazırlandıktan sonra atmış altı aylıklar okullara alınmalıdır. Bu yapılmazsa bu durum çocukların okullarından soğumasından başka hiçbir işe yaramaz. Okulundan soğumuş olan çocuklar eğitim yaşamında başarılı olamazlar.
Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 101 kez ziyaret edildi.)