Elveda Hasankeyf

Elveda Hasankeyf
Yazımın başlığını elveda Hasankeyf diye koydum ama ne yazık ki elveda diyeceğimiz daha nice antik ve doğa harikası yerlerimiz var. Hasankeyf olağan üstü tarihiyle yakında tümüyle baraj suları altında kalacak. Hasankeyf’in sonu tıpkı Allianoi gibi olacak. Bakınız Özgür Gündem konuyu nasıl irdelemiş. Doğa katliamı ve tarihi yerleri yok etmekle dikkat çeken AKP, tarih ve doğa katliamına devam ediyor. Hasankeyf’i ve Allianoi’yi Zeugma gibi yok etmeye çalışan AKP, birer doğa harikası olan Kaz dağları, Munzur Vadisi gibi yerleri de yok etmek için başlattığı çalışmaları tüm hızıyla sürdürüyor.Önce Ege’nin incisi İzmir’in Bergama ilçesindeki şifalı kaplıca sularıyla ünlü bir tarihi yerleşim birimi olan allianoi’ye bakalım. Antik ve turistik değeri çok yüksek olan bu antik yerleşim birimi her yıl Bergama’yı ziyarete gelen altı yüz bin turistin ilgisini çekmektedir. Bu nedenle Bergama’nın ekonomisine büyük katkısı vardır. Baraj gölünün ortasında kalacak olan antik yerin kurtarılması için çalışmalar halen devam etmektedir. Setlerle sulardan korunması tasarlanan Allianoi’nin kurtarılması ve ileride bu günkü ilgiyi koruması mümkün olacak mı? Bunu zaman gösterecek. Elli atmış yıllık ömrü olan bir baraj uğruna bu tarih hazinesini tehlikeye atmak kabullenilmesi mümkün olmayan bir durumdur. Peki, bu antik ve tarihi değeri yüksek olan bu yerler baraj sularına niye feda ediliyor? Doğal olarak elektrik üretimi yapmak ve sulama için. Eğer elektrik üretimimizde açık varsa neden Irak ve Suriye’ye yok pahasına elektrik veriliyor? Hem de maliyetinin çok altında bir bedelle veriliyor. Dahası bu ülkelere atalarımızı arkalarından hançerledikleri için mi? Yoksa Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasına olan katkıları yüzünden mi veriliyor. Eğer barajlar sulama amaçlı inşa edilecekse daha ekonomik çözümler geliştirilmelidir. Bentlerle ve göletlerle sağlanılacak çözümlerde ne verimli araziler, ne de antik ve tarihi değerlerimiz zarar görmezler.
Türkiye’nin neresinde olağan üstü bir güzellikler ve tarihi değerler varsa oralarda mutlaka altın arama çalışmaları yapılıyor. Dünyada en çok oksijeni bol olan yerlerin üçüncüsü Kaz dağlarıdır. Tarihi adıyla tanrılar dağı İda dağıdır. Ülkemize yararından çok zararı olacak olan altın madeni işleme tesisleri uğruna o güzelim ormanları yok emek akla, mantığa uygun mudur? Altın madeni hangi ülkede çıkarılmışsa o ülkeler yoksulluğa mahkûm edilmiştir. Dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan Kanada da altın cevheri oldukça boldur. Kanada hükümeti altın işletmeciliğinin yarardan çok zarara neden olduğunu gördüklerinde tüm altın madeni işletmelerini kapatmışlardır. Altını topraktan ayrıştırmada kullanılan siyanürü depoladıkları havuzların en az yüz yıl korunması gerekmektedir. Altın madeni ayrıştırılırken kullanılan siyanürün yüzde otuzu havuzlara depolanmadan havaya karışmaktadır. Üstelik kayalar kırılırken, toprak kazılırken havaya karışan tozlar cabası. Altın madeni işletilen ülkelerdeki kanser patlaması göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. Geçmişte Güney Afrika Cumhuriyeti sahip olduğu altın rezervleriyle dünyaya nam salmıştı. O altın madeni sayesinde olabildiğince zenginleşecekleri zannediliyordu. Oysa bu günkü Güney Afrika Cumhuriyeti yoksullukla boğuşmaktadır. Siyanürün neden olduğu hastalıklar ve iş kaybı yüzünden daha da yoksullaşacaktır. Altın madeni işletmeciliği konusunda Kanada örnek alınmalı ve ileride aşılması çok zor koşullara neden olacağı için verilen altın arama ve işletme ruhsatları iptal edilmelidir.
Bergama’da büyük kavgalara neden olan Ovacık’daki altın işletmeciliğinin getirisinin ne olduğu Maliye Bakanlığınca açıklanmalıdır. Zengin olma hayalleriyle insanlarımız aldatılmalıdır.
Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 43 kez ziyaret edildi.)