Gazeteci Olabilmek

Gazeteci Olabilmek
Lise son sınıf öğrencisi olan genç liseden sonra gazetecilik okumak istiyorum diyor ve soruyor. Gazetecilik iyi bir meslek mi diye? Eğer ben macera seviyorum. Bu yüzden gazeteci olmak istiyorum dersen sana söyleyebileceğim bir sözüm olamaz. Eğer yüksek puanlar alabileceksen kendine daha yararlı olacak başka bir meslek seçe bilirsin. Yok, ben jandarmadan dipçik, polisten cop yemeyi göze alabiliyorum dersen kendine hedef seçtiğin yolda ilerle dedim. Yalnız şunu unutma. Gazetecilik eğitimi alman senin ne süper bir gazeteci olmanı ne de iyi bir şair veya yazar olmanı sağlamaz. Zira gazetecilik, yazarlık ve şairlik yetenek işidir. Eğer yeteneğin yoksa aldığın eğitim hiçbir işe yaramaz. Zira günümüzde profesyonel gazetecilerin birçoğu bile işsizlikten yakınıyorlar. Kendisine kendi çocuklarımı örnek gösterdim. Eğer kendilerine beni örnek almış olsalardı, bu günkü bulundukları yerlerde olamazlardı dedim. O zaman ben de inşaat mühendisliğini seçeyim bari dedi. İnşallah söylediklerim onun için yararlı olur.
Gazetecilik gerçekten çok zor bir iştir. Hele muhabirlik yapıyor isen. Muhabirlerin yaptıkları her haber kendilerine çoğunlukla düşman kazandırır. Kimi haksız isteklerinin muhabirin çalıştığı gazetede yayınlanmasını ister. İsteği olmayınca da kendisine yeni bir düşman kazanmıştır. Zira bu konularda çok düşman kazandığımı biliyorum.
Muğla’da Ulus ve Demokrat İzmir gazetelerinin temsilciliğini yapıyorum. Belki de o yüzden adım komüniste çıkmıştı. Dükkânımda telefon konuşması yaparken ışıkları açmamıştım. Dükkânımın önünden üç kadın geçerken biri ho radyocu va ya, çok iyiymiş ama çok kötü bir kusuru varmış deyince diğeri neymiş o diye soruyor? Goministmiş diyor. Komünizm nedir diye sorsanız bileceğini sanmıyorum. Kaldı ki sosyal demokratlığımın dışında hiçbir ideolojim olmamıştır. Yaşadığım bazı olaylar yüzünden adım çıkmıştı dokuza, inmiyordu sekize.
Henüz Muğla’da çok yeniydim. Dükkânımda çalışırken bir patlama oldu. Dışarı çıkıp baktığımda gökyüzünde kara dumanlar çıkaran bir uçak süzülerek gidiyordu. Az sonra bir patlama daha oldu. Bir bağırdı. Aha uçak çamlığa düştü diye. Neresi bu çamlık diye sorduğumda oraya gitmek istiyorsan beraber gideriz dedi. Fotoğraf makinemi alıp motor sıkletime bindik ve olay yerine ulaştık. İtfaiye hemen yetişti ve yanmakta olan uçağı söndürdü. Düşen uçak askeri bir jetti. Jetin pilotunun naşı parçalar halinde bir tabuta dolduruldu. Çok önemli olan kafatası ise bulunamamıştı. Tabutu çöp kamyonuna koymak istediklerinde karşı çıktım. Bana destek veren dört beş genç ile kamyonun önüne geçtik ve kamyonun yürümesine izin vermedik. Bunun üzerine Çakır lakaplı bir cip sürücüsü tabutu kendi arabasına koydurdu. Hemşireler kamyonda kaldıklarından tabutu taşıma işi çöpçülere kalmıştı. Olayı kare, kare görüntülemiştim. Olayı Ulus gazetesinde bir şehidimizin naşı çöp arabası ile taşınmak istendi diye haber yapınca havacılar meclisi bastılar. Muhalefet lideri İsmet İnönü iki defa meclis kürsüsünden havacılara itidal önerdi ve bunda da başarılı oldu. Bu olayı haber yaptığım için çok sıkıntılı günler yaşamıştım. Bu haber yüzünden belediye başkanı da çok zor bir durumda kalmıştı. Olayın tek yararı benim tüm Muğla’da çok iyi tanınmama neden olmuştu.
Her kış Muğla’nın küçük ama verimli ovası sular altında kalır. Yağan şiddetli yağmurların ardından ova yine göle dönmüştü. Fotoğraf makinemi alıp motor sıkletime binip Düğerek yolundan göle dönmüş olan ovanın en yakına gittim. Suyun örtemediği bir uzantı vardı. Yürüyerek o uzantının en sonuna kadar gittim ve fotoğraflar çekmeye başladım. Sesler duyup arkama baktığımda üç kişini bana doğru geldiklerini gördüm. Korkmadım desem yalan söylemiş olurum. Zira adım komüniste çıkmış ya. Aklımdan geçenlere göre çok kötü bir yerde kıstırılmıştım. Zira gemilerini yakan Halit Bin Velid’in askerlerinden beter bir durumdaydım. İlk aklıma gelen ise, ya bunlar askerliklerini komando olarak yapmışlarsa oldu. Onların elinden beni göle dönmüş suya dalmak bile i kurtaramazdı. Yanıma geldiklerinde biri ula koca usta orada ne edip durun diye sordu? Fotoğraf çekiyorum dedim. Netçen o fotoğrafları dediğinde gazetede yayınlayıp bu suya bir çare bulmalarını isteyeceğim dedim. Ula koca usta senin için gominist dep durular. Eğer koministlik dedikleri bu ise biz de gidip oraya yazılalım dedi. Orada ayaküstü onlara kendimi nasıl anlata bilirdim? Bir gün dükkânıma gelirseniz bu konuyu uzun, uzun konuşuruz dedim.
Konu ile yaptığım haber çok etkili olmuştu. DSİ düdenlerin ağızlarını temizleyip genişleterek ovayı göl olmaktan kurtarmıştı. Buna rağmen yaptığım haberler yüzünden kaç kez sorguya alındığımın sayısını bile bilmiyorum.
Özcan Nevres ozcan.nevres@gmail.com

(Bugün 1, toplamda 31 kez ziyaret edildi.)