Sinsi bir hastalık

aman zaman köşemde sağlıklı bitkilerden söz ediyorum. Her ne kadar bitkilerle yapılan tedaviye alternatif tıp deniliyorsa da sağlığımızda söz sahibi olanlar bitkisel ilaç satanlar değil, yalnızca hekimlerimizdir. Bazı insanlar vardır. Her hangi bir insandan dinlediği hastalığı kendilerine algılarlar. Bu tip insanlara hastalık hastası derler. Duydukları her ilacı veya otu hasta olmadıkları halde kendilerinde denerler. Yıllarca hemoroit için denemedik ot bırakmadım. Bırakınız otları, katranı ve yenen nışadırı bile denedim. Sonunda bıçak altına yatarak kırk beş sene birlikte yaşadığım hemoroitten kurtuldum. Bitkisel ilaç olarak satılanlar genelde tedavi edici değil koruyucudurlar. Hastalıklardan korunmak için bitkilerin sağlığımıza olan katkılarından yararlanmalıyız. Özellikle anüsteki her rahatsızlığı hemoroit ile özdeşleştirmemek gerekir. Zira kanser türlerinin en tehlikelisi olan rektum (kolon) kanseri her zaman hemoroit ile karıştırılmakta ve bu nedenle çoğunlukla önemsenmemektedir. Rektum kanserinden kurtuluşun tek yolu erken teşhis ve tedavidir.

Bitkisel ilaçlar ile ilgili zaman zaman verdiğim bilgiler yalnızca her zaman elimin altında olan kitap ve ansiklopedilerden edindiğim bilgiler değildir. Bu konuda Internet�ten her türlü bilgileri elde etmekteyim. Ayrıca abonesi olduğum Sağlık Bülteni�nden de çok sık yararlı bilgiler abonelerine gönderilmektedir.

Çağımızın hastalığı denilen şeker hastalığı ile ilgili Sağlık Bülteni�nden gelen bilgileri okuyucularımla paylaşmayı yararlı görmekteyim.

Denizli Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Kösekli, ‘şeker hastalığı’ olarak bilinen diyabetin dünyada gittikçe artan bir hastalık olduğunu belirterek, “Şeker hastalığı, herhangi bir belirtisi olmadan vücutta organ hasarı yapabilen, gizli dönemi uzun hastalıktır” dedi. Denizli Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Kösekli, şeker hastalığının her 15 kişiden birini etkilediğini ifade ederek, “Son 20 yıldır şeker hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Önceleri 25-30 kişide bir görülen hastalık, günümüzde her 15 kişiden birini etkiliyor. Orta ve ileri yaş hastalığı olarak bilinen Tip 2 diyabetin çocuklar arasında da görülme sıklığı giderek yaygınlaşıyor” diye konuştu.

Şeker hastalığının ağız kuruması, çok su içme, sık idrara çıkma gibi yakınmalarla ortaya çıktığında en az 3 yıllık olduğunu belirten Dr. Kösekli, “Anne, babada veya kan bağı olan akrabalarında şeker hastalığı varsa, şeker hastalığına yakalanma olasılığı artıyor. Düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, boya göre kilonun fazla olması; şeker hastalığı oluşmasında risk faktörleri olarak sayılıyor” ifadelerini kullandı. Dr. Kösekli, uyarılarda bulunarak, “Kilonuz fazlaysa, ailede şeker hastalığı varsa, yaşınız 35’i aşmışsa, kan şekerine bakılması gerekiyor demektir. Eğer risk faktörünüz fazlaysa, doktorunuz şeker yükleme testi isteyebilir” dedi.

Dünyada ölümlerin en önemli sebebinin damar hastalıkları olduğunu kaydeden Dr. Kösekli, “Diyabet, günümüzde bir damar hastalığı olarak kabul ediliyor. Ayrıca dünyada körlüğün ve ayak kesilmesinin en önemli sebeplerinden biri diyabet hastalığıdır” açıklamasında bulundu.

Sayın Doktor Ali Kösekli’nin şeker hastalığı ile ilgili verdiği bilgiler bunlar. Ölüm kaçınılmaz bir sondur. Er geç yakamıza yapışıp alıp götürecektir. Büyüklerimiz hep söylerler. Üç gün yatak, dördüncü gün toprak diye. Tanıdığım biri var. Şeker hastası olmasına rağmen tatlılara ve sigaraya olan tutkusu yüzünden ayağını kestiler. Şeker hastalığının en kötü yanı eyts hastalığı gibi yavaş yavaş çektire çektire ölüm nedeni olmasıdır. Bu hastalığı erken teşhis etmenin en kolay yolu orta yaşı aşmış olan herkesin evlerinde bir şeker test cihazı bulundurmasıdır. Şeker hastalığına aday olduğumu öğrendiğim gün hemen bir test cihazı aldım. Bu cihaz Fındıkzade’de kırk milyon liraya alınabilmektedir. Cihaz ile birlikte yirmi kadar test çubuğu on kadar da iğne verilmektedir. Elli adet test çubuğunun bedeli ise otuz yedi milyon lira. İğnelerinin tanesi yüz elli bin lira. Cihazı fiyat araştırması yapmadan aldığım için iyi kazıklandım. Zira bu cihazı ben atmış milyon liraya aldım.

Daha önceki bir yazımda keten tohumu ile ilgili bilgiler vermiştim. Talep çok artmış olacak ki şimdilik fiyatına yüzde on zam yapmışlar. İki milyon iki yüz elli bin liraya alıyorduk. Yeni fiyatı iki milyon beş yüz bin lira oldu. Keten tohumu içerdiği omega üç, altı ve dokuz yağlarıyla sağlığımıza oldukça yararlı olmaktadır. Bir özelliği de kabızlık sorununu da çözüyor olmasıdır.

Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 123 kez ziyaret edildi.)