1453

1453
Başlıktaki tarihi nerede okursak okuyalım aklımıza ilk gelen İstanbul’un fethi olur. Bir de orta çağın kapanıp yeniçağın başlamasını çağrıştırır. 1453 Türk ulusunun ulusal onurudur. Ne yazık ki Beşiktaş Galatasaray derbisinde bu onur ayaklar altına alındı. Demokrat Parti iktidarının devamını sağlamak uğruna Vatan Cephesi adını verdikleri yalanlarla iftiralarla ayakta tutmaya çalıştıkları bir kavram vardı. Devlet radyosu tüm yayın akışı süresince hemen, hemen aralıksız vatan Cephesine iltihaklar diye güya haber sunuyordu. Neredeyse kardeş kavgasına neden olacak olan bu oluşum yirmi yedi mayıs darbesiyle iflas etti ve adı sanı unutuldu. O günlerde ulusu Vatan Cephesi oluşumuyla bölmeyi başaramamışlardı. Günümüzde ise Vatan Cephesi safsatasının yerini belli ki 1453 alacak. Böylece Türk ulusunca çok önemli bir tarih olan 1453 ayaklar altına alınmış olacak. Günümüzün iktidarı sayesinde bırakınız komşu ülkelerini, tüm dünyada dostumuz olan tek bir ülke bile kalmadı. Böyle bir durumda tek bir yumruk olup birleşmemiz gerektiği halde bazı insanların bu önemli tarihi bölücülük için kullanmaları hazmedilmemesi gereken bir durumdur. Türk ulusu bu oyuna gelmemelidir, gelmeyecektir.
İrtica adım, adım ilerleyişini sürdürmektedir. Malatya’da yaşanan protestolar bunun açık göstergesidir. Protestocular birahanelerde çalışan kadın istemiyorlar. Peki, bu güne kadar genelevlerde çalışan kader mahkûmları için her hangi bir eylem yaptılar mı? Yapmadılar. Zira onları bu güne kadar bu konuda din adına yönlendirenler olmadı. Peki, bu protestonun altında yatan niyet ne? Anlamamak için fazla arif olmaya gerek yok. Bu gün kadınların birahanelerde çalışmalarını istemeyenler amaçlarına ulaştıklarında bununla yetinmeyecekler. Bu defa resmi dairelerde de kadınlar çalışmasınlar diyecekler. Süreç devam edecek. Kadınların doğum ve benzeri nedenlerle verimsiz oldukları iddia edilecek ve kadınlar yavaş, yavaş kafes arkasına sürülerek hapsedilecekler. Tüm bu gelişmeler olurken tarlalarda güneşin böğründe amansız soğuklarda çalışan kadınlar için parmağını oynatacaklar mı? Hiç sanmıyorum. Zira bunların amaçları tüm kadınların kocalarına köle olmalarını sağlamaktır. Karısını boşsun deyip kapının önüne koymaktır. AKP nin iktidarını devam ettirmek uğruna bu oyuna gelmemesi ve bu çağ dışı akımlara dur demesi gerekir.
Türkiye ekonomik bir açmazın içine düşmüş durumda ama biz nelerle uğraşıyoruz. Türkiye’nin en önemli sorunu olimpiyatlar ve maçlar değil, ödenemeyecek duruma gelmiş olan iç ve dış borçlarıdır. Türkiye’nin dış borcu 580 milyar dolar yazı ile beş yüz seksen milyar dolar. Bunun yıllık faizi elli üç milyar dolar. Yabancı ülkelere bu kadar faiz ödemeyip bu parayı fabrika yatırımlarına yatırabiliyor olsaydık kaç fabrika yapılır ve kaç bin kişiye iş olanakları sağlanırdı? Borç bu kadarla da kalmıyor bu borca bir de iç borçlar ekleniyor. Eğer bir üretim ve tutumlu olma seferberliği yapılmazsa bu dış borçların altında ezim, ezim ezileceğiz. CHP nin bırakmış olduğu miras har vurup harman savrulduğu için artık satılıp da borç ödeyebileceğimiz hiçbir şeyimiz kalmadı. Kala, kala satılmadık bir tek topraklarımız ve doğal kaynaklarımız kaldı. Bunların da bir kısmı satılmış durumda. Tümünün satıldığını düşünmek bile istemiyorum.
Özcan Nevres ozcan.nevres@gmail.com

(Bugün 1, toplamda 30 kez ziyaret edildi.)