Arada bir 3

Kıbrıs’ta referandum beklenen sonuçlarla sona erdi. Güneyde Kıbrıs’ın tamamı bizimdir. Bunun için hiçbir ödün vermeyiz diyen hayırcılar, kuzeyde ise ver kurtulcular büyük çoğunlukta. Bundan sonra ne olacak? Güneyliler anlaşma önerilerinde hep Türkleri adada yok sayacak isteklerde ısrarlı olacaklar ve bizim ver kurtulcularımız sayesinde bunu da başaracaklar.

KKTC de yeni bir kavga başladı bile. Ver kurtulcuların lideri başbakan Talat, verip kurtulmanın önündeki tek engeli kaldırmak için Sayın Denktaş’ı istifaya zorlayacak. Bu davranışına en büyük desteği de dinci basın, boyalı basın ve patronların televizyonları verecek. Yeni Şafak gazetesinin yirmi beş nisan günkü sayısına bakarsanız bu kampanyanın başlatıldığını görürsünüz.

Yirmi dört nisan günü sözde Ermeni soy kırımı günüdür. Ermeni zenginlerinin sürdürdüğü kampanya, karşısında karşı koyacak bir güç olmadığından başarıyla sürüp gidiyor. Şimdiye kadar soy kırımı olduğunu kabul eden dokuz ülkeye, onuncu olarak Kanada da katıldı. Bu sayı yirmiyi doldurduğunda uluslar arası anlaşmalara göre karşı bir savunma geçerli olmuyor. Yani on ülke daha tanıdı mı? gelsin tazminatlar.

Aylar önce bu konuya değinmiştim. Geçmişte yaşanmış bir ermeni katliamı yoktur. Aksine Ermeniler tarafından katledilmiş Türkler vardır. Bu nedenle toplu mezarlar dünya gözlemcileri önünde hızla açılmalı ve bu gerçek dünya ülkelerinin gözlerine sokulmalıdır.

Dünyada üç ırka karşı büyük sempati vardır. Birincisi Yahudiler. İkincisi Rumlar. Üçüncüsü ise Ermenilerdir. Dünyanın tepki duyduğu tek bir ulus vardır. O ulus da yalnızca Mustafa Kemal Türkiye’sinin Türkleridir. Nedeni ise Anadolu devrimi tüm dünyadaki mazlum, sömürülen ülkelere örnek olmuş, o ülkelerin despotlara ve sömürücülere karşı isyan bayraklarını açmalarına neden olmuştur.

Bu kin ne bu gün ne de gelecekte bitmez. Haklı olduğu her davada süt dökmüş kedi örneği bir kenara pusan ve savunmasını, Amerika’nın göstereceği tepkilere bağlayan bir dış politikayla ensemizde boza pişirilmesine katlanmaktan başka bir şey elimizden gelmez. Bu politikayla ne AB ye alınırız, ne de Kıbrıs’taki haklı davamızda başarılı oluruz.

Rumların evet oylarında yola çıkarak yeni katı bir politika uygulamanın zamanı gelmiştir. Önce bunu KKTC deki siyasi partiler ver kurtulcu Talat’ köşeye sıkıştırarak hadi bakalım, gir ulu çınar Denktaş’ın koluna. Düşün yollara. Tüm dünya ülkelerine Kıbrıs gerçeğini anlatarak tanınmamız için destek isteyin demelidirler. Ver kurtulculuk ruhunun ta derinlerine kadar işlemiş Olan Ali Kemal Talat bu öneriyi kabul etmezse istifa etsin. Adındaki Kemal’i sildirmek için mahkeme koridorlarında zaman geçirsin.

Tüm Atatürkçüler, lütfen dikkat edin. Kendinize şu soruyu sorun. Türkiye nereye götürülmek isteniyor. Televizyonların, basının yayınları ile nasıl bir toplum yaratılmak isteniyor? Biri bizi gözetliyor, pop star yarışmaları ve Brezilya dizileri ve daha niceleriyle ulusumuzu adım adım kokuşmaya, geleneklerinden, göreneklerinden koparmaya zorlamıyor mu? Televizyonlardaki anlı şanlı yardım kampanyalarından hiç birinde başı açık bir aileye yardım götürüldüğünü hiç gördünüz mü? Yoksa başı açık olan hiçbir düşkün aile yok mu? Hep türbanlılara götürülen yardımlar başı açık olanlara siz de bize katılın mesajı mı? tüm bu olup bitenler.

Türkiye’de irtica yok diyenlere eğer bu giderek sayıları artan türbanlı ve kara çarşaflılar bir şeyler anlatamıyorsa söylenecek söz bulamıyorum.

Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 28 kez ziyaret edildi.)