Bu ne biçim yasa

1998 yılında çıkarılan bir yasaya göre BAĞ-KUR emeklilerinin her hangi bir odaya kaydı var ise her ay emekli aylığından SDDP yani sosyal dayanışma destek pirimi adı altında %10 kesilmesi öngörülüyor. İşin kötüsü geriye dönük bir de uygulaması var. Oysa yasalar resmi gazetede yayınlandığı gün yürürlüğe girer. O günden itibaren geçerlidir. Peki bu geriye dönük kesintilerin yapılması bu durumda yasal olabilir mi? Bu gün bir çok küçük memur yaşamını idame ettirebilmek için limon simit satıyor ve pazarlamacılık yapıyor. Tabi bunlar BAĞ-KUR lu olmadıkları için sıyırıyorlar. Bu yasayı çıkaran Milletvekillerinin aylığı ne kadar? Buna rağmen milletvekilliğin dışında başka işler yapmıyorlar mı? Yapıyorlar ise BAĞ-KUR emeklilerinin üç kuruşluk maaşın neden göz koyuyorlar?Bu yasayla ilgili olarak 1998 den beri maaşımdan %10 kesiliyormuş haberim yok. Oysa bu kesinti başlar başlamaz bana bildirilmesi gerekirdi ama bildirilmedi. BAĞ-KUR a yaptığım başvuruda neden maaşım aynı basamaktakilere göre düşük diye sorduğumda maaş bildirimini bu kesintiyi gizleyerek yapıyorlar. Sonunda uyandım ve Menemen Ziraat Odasına kayıtlı olduğum için bu kesinti yapılıyormuş. Bu durumdan yuvarlak hesap yaklaşık dört milyar lira kaybım var. Bir de dernekler ve odalar yasasına göre iki yıl aidatını ödemeyenin dernek veya odadaki kaydı silinir. Yediden ikiyi çıkardığımızda beş yıl önce kaydımın silinmiş olması gerekirdi. Buna rağmen kaydım silinmemiş. Eğer yakınlarınız içinde maaşı aynı basamaktakilere göre az olan biri var ise böyle bir durumla karşı karşıya kalmış olabilirler. Onları uyarırsanız iyilik etmiş olursunuz.

Yazar Orhan Pamuk hakkında nice fırtınalar koparılmıştı. Bu fırtınalardan etkilenerek onun Kar adlı romanını almıştım. Çok sıkıcı buldum ve okumadan kitaplığıma kaldırdım. Son günlerde bazı çevrelerce şişirilmiş bu balon yazar için yine fırtınalar estirildi. Beyefendi NOBEL Edebiyat Ödül’ne aday gösterilmiş. NOBEL ödülleri sahiplerini bulduktan sonra yapılan açıklamada Orhan Pamuk’un aday listesinde adının geçmediği anlaşılmış oldu. Peki bu fırtına niye koparılmıştı? Romanlarındaki abartılı satışları gerçeğe dönüştürmek için mi koparılmıştı? Yoksa aldığı mahkumiyet kararını böyle olağan üstü değerdeki bir yazara bu da yapılır mı dedirtmek için mi? Bu arada aklıma bir soru geliyor. Bırakınız Türkiye’deki edebi başarısını, neredeyse tüm romanları bir çok dile çevrilmiş ve satış rakamları gerçeğe uygun olan ve gerçekten kitapları satış rekorları kıran Yaşar Kemal NOBEL edebiyat ödülüne neden aday gösterilmiyor da aday Orhan Pamuk oluyor. İkisi de Kürtçülük savunucusu ama Orhan Pamuk’un bir fazlası var. O aynı zamanda Ermeni savunucusu. Çok merak ettiğim bir şey var. Orhan Pamuk gerçekten Ermenilerin soy kırımına uğradıklarına inanıyor mu? Yoksa aldığı para karşılığında mı bu hezeyanları yumurtluyor.

Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 44 kez ziyaret edildi.)