Cezalar adil olmalıdır

Bu gün arabamı park ettiğim yerde trafik memurunun ceza yazdığını gördüğümde hemen arabamı oradan kaldırdım. Zaten orada en fazla beş dakikalığına durmuştum. Kusur işleyen mutlaka cezasını çekmelidir. Ama…… yaklaşık on bir aydan beri yaşamakta olduğum Büyükçekmece’de hemen hemen her gün arabalar park etmekteydi. Üstelik benim arabamı park ettiğim yer arabaların geçmediği bir çukurdu. Arabamı bıraktığım yerden alırken trafik polisi cezayı yedin diye bir söz etti. Eve geldiğimde memurun söylediği bu söz beni rahatsız etti. Aklında tuttuğu plaka numarama arkamdan ceza yazıp zaptı rast gele bir yere bırakmış olabilir mi diye düşünmeye başladım.

İçişleri Bakanlığının tamimine göre amaç ceza yazmak değil, kuralların ihlalini önlemektir. On bir aydan beri orada park edilen arabalara ceza uygulanmazken ne oldu da bu gün aniden ceza yazmak akıllarına geldi. Türkçe’mizde tutulan kısrak harman döver diye bir deyim vardır. On bir aydan beri ilk defa ceza uygulanan o kişiler yakalanan kısrak mı? Bence orada yasaklar kesinlikle uygulanacaksa on bir ayda bir değil her gün uygulanmalıdır. Ama önce araba sahipleri uyarılmalıdır. Eğer uyarılara rağmen arabalarını orada park etmeyi sürdürürlerse ceza uygulanmalıdır.

Şimdi kafamda beliren soru. Orada benim plakama ceza yazıldı mı? yazıldıysa arabam Menemen Trafiğine kayıtlı olduğu için ceza zaptı Menemen Vergi Dairesine gidecek. Cezayı gününde ödeme şansım olmadığından üçe katlanmış olarak, günü geldiğinde ödemiş olacağım. Devletin memuru tüm vatandaşlara eşit davranmaya mecburdur. Ya bu tür cezalar ayırım yapmadan herkese ve her gün uygulanır. Ya da hiç uygulanmaz. Aksi halde uyguladıkları kişiler ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmüş olurlar ki bu tür davranışa hiçbir memurun hakkı yoktur. Eğer plakama ceza yazılmışsa işi gücü bırakıp her gün ceza yazılan yere uğrayıp benim işlediğim kusuru işleyenlere de ceza yazılıp yazılmadığını kontrol edip, yazılmadıysa plaka numaralarını alıp, İçişleri Bakanlığına birinci sınıf vatandaşların listesidir diye fakslayacağım. Ya da mail göndereceğim. Ta ki bu cezanın haksız olduğu kabul edilip kaldırılıncaya kadar.

Giritli damarım kabarmasın. Bir kabardı mı gözüm hiçbir şeyi görmez. Bu haksızlığı AİHM ye kadar da taşırım. Umarım İlçe Trafik veya Emniyet Müdürlüğü bu yanlışlığı kabul eder ve orada ceza yazılmış kişilerin cezaları iptal edilir. Ya da bundan böyle her gün bu ceza yazma işlemini kimsenin gözünün yaşına bakmadan sonuna kadar sürdürürler. Böylece çifte standart kaldırılmış olur.

Orada bu güne kadar uygulanmayan ceza, aklıma arabamdaki basın yazısını getiriyor. Eğer bu etkili değilse neden ilk defa orada ceza yazma gereği duydular. Üstelik arabam İGDAŞ veya İSKİ nin açıp da tam kapatmadığı ve arabaların geçmediği çukurdaydı.

Yıllar önce Menemen’de Belediye Parkı içinde yer alan kahvehanede arkadaşların oynadıkları maça kızı oyununu izliyordum. Arkadaşlardan biri bak senin arabaya ceza yazıyorlar deyince dönüp baktım. Trafik polisi elinde ceza makbuzu yazmayı sürdürüyor. Benim arabamın yanında altı araba daha vardı Onları cezasız gönderdiniz. Anlaşılan arabamın eskiliği sizi kötü etkilemiş. O nedenle cezaya layık görüyorsun deyince seni ilgilendirmez dedi. Öncelikle belirteyim. Ben sen değil sizim. İkincisi bana ne siz ne de Devlet Başkanımız ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapamaz. Ben yaparım dedi. Motor sıkletine bindiğinde nereye gidiyorsunuz diye sordum. O da seni ilgilendirmez dedi. Bak dedim. Kaldırım üzerine en az on araba park etmiş. Yani aynen benim arabamın durumundalar. Onlara yazmayacak mısınız? Dediğimde o benim bileceğim iş dedi. Hadi güle güle dedim. Kahvehaneye dönüp arkadaşlarımdan birinden bir kalem alıp kaldırıma park etmiş arabaların plaka numaralarını ceza zaptının üzerine yazdım. Eve gittiğimde yazdıklarımı temize çektim. Ertesi gün büroya uğrayıp cezayı ödemek istedim. Amir bu plaka numaraları ne diye sordu. Onlar memurunuza göre bu ülkenin birinci sınıfına mensup kişilerin arabaları. Benim arabamla aynı konumda oldukları halde ben ikinci sınıf vatandaşmışım. Memurunuz sayesinde bunu da öğrenmiş oldum dedim. O arabaların plaka numaralarını İçişleri Bakanlığına gönderip araba sahipleri ile aramızda sınıf farkı var mı? öğreneceğim dedim. Özcan ağabey olmaz öyle şey diyerek zaptı alıp çekmecesine koydu. Ertesi gün ise memur beni bulup özür diledi. İşi tatlıya bağladık.

Bakalım bu hak etmediğime inandığım ceza yüzünden önümüzdeki günlerde ne gibi olaylar gelişecek. Ben de merak ediyorum.

Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 85 kez ziyaret edildi.)