Etik olmayan bir durum

Internet’te arama motorlarına girip tırnak içinde Özcan Nevres diye arama yapıldığında Özcan Nevres adına, en az iki bin yerde rastlanılır. Bu nedenle mi bilmem, adım bazı sitelerde engellenmiş veya ilgim olmayan kurumların reklamına dönüştürülmüştür. Örneğin www.google.com dan arama yapıldığında ikinci sayfada Kadınca Manşet adlı kadın dergisi ile ilgili bölümde Özcan Nevres yazısı tıklanıldığında açılan sayfada AVEKSAN adlı ekmek üreticisi bir işletmenin reklamı çıkmaktadır. Bu durumu adımdan yararlanmaktan başka ne ile izah edebilirler? Böyle bir durum etik olabilir mi?

Sekiz Mart Kadınlar Günü bazı dernek ve kurumlarca kutlandı. Bu arada kadınlarımız adına konuşan bazı kadınlar, kadınlara siyasette eşit hak tanınmasını ve en az kadınlara Büyük Millet Meclisinde yüzde otuz üçlük bir kontenjan verilmesini istediler. Bunu daha çok kadın özgürlüğü adına istediler. Aklıma birkaç soru geldi. Kadınların siyasete girmelerini engelleyen bir yasa mı var? Yıllar önce CHP Menemen örgütünde yönetici iken CHP den İzmir milletvekilliğine aday olan ünlü gazeteci Fatma İrfan Serhan ile Menemen’deki propaganda gezilerini birlikte yapmıştık. Gittiğimiz her yerde onun hakkındaki seçmen görüşleri hep aynı idi. Erkek gibi kadın. Bu arada okurlarıma bir anımsatmada bulunmak isterim. Bir zamanlar televizyonda Marziye adlı bir dizi vardı. İşte o dizinin yazarı bu değerli gazeteci yazar ablamız Fatma İrfan Serhan’dır. O günden bu yana giderek kadın adaylar sayısında büyük bir azalma oldu. Aday olma yürekliliğini gösteren nice kadınımız girdikleri seçimde başarılı olarak milletvekili seçildiler. Bu nedenle sormak istiyorum. Neden çalışarak kazanmak değil de kontenjan? Siyasetten uzak duran, aday olmaktan çekinen hangi kadının parlamentoya girmeye hakkı var mıdır? Elbette seçilmek için çok çalışmak gerekir. Böyle bir çalışmayı göze alamayan, kendisine lütuf olarak sunulan bir milletvekilliğinde başarılı olma şansı var mıdır? Eğer seçilecekse siyasetin içinde yoğrula, yoğrula seçilmelidir.

Sorular artarak kafamda düğümleniyor. Öncelikle hangi kadın? Şu televizyonlardaki saçma sapan sözüm ona eğlence programlarında boy gösteren, ister uysun, ister uymasın her şarkıda göbek atıp kalça çalkalayan, bel kıvıran, evinde eşine, çocuklarına yemek dahi hazırlamayan kadınlar mı? Yoksa kahvehanede gün boyu oturup hokey veya elli bir oynayan bey efendilerin eli nasırlı teni güneş yanığı eşleri mi? O kadınlar ki, gün boyu tarla işlerinde, temizlik işlerinde çalışıp yorgun düştüğü halde yorgunluğuna aldırmayarak çocuklarının aşını pişiren ve evinin de temizliğini yapan gerçek hanım efendilerdir. İşte ben kadınlar günü olan bu günde yalnızca onların günlerini kutlarım. Bazı kadınlar eğlencenin esiri olmuşlar. Bazı kadınlar ise çocuklarının ve ev işlerinin esiri olmuşlar. Bunlardan hangisini kontenjana koyup milletvekili olmasını sağlayacağız.? Bu işler öyle armut piş ağzıma düş felsefesiyle olamaz. İster erkek ister kadın olsun.Kim milletvekili olarak halkına hizmeti düşünüyorsa, mutlaka siyasete girmelidir. Merdiven basamak basamak yükselir. Kontenjan desteğiyle zirveye sıçranılamaz. Sıçrayanları çok gördük. Nedense yararlarını hiç göremedik.

Siyasete girip bileklerinin hakkı olarak seçilip milletvekili olmuş tüm hanımları, bu başarılarından dolayı yürekten kutlarım. İyi çalışıp tüm kadınlara iyi örnek olsunlar ki, kadın siyasetçilerimizin sayısı kadınlarımızı temsil edebilecek kadar çoğalsınlar. Bu kural yalnızca kadınlarımız için geçerli değildir. Tarım ülkesi olan ülkemizin meclisinde kaç tarımcı var? Yok denilecek kadar az mı? Demek ki sorun yalnızca kadınlarımızın değil tüm meslek kuruluşlarımız da.sorunu. Bu sorunların üstesinden gelmek için ise tek yol siyasete girmektir. Bir de seçmesini öğrenmektir.

Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 174 kez ziyaret edildi.)