Geçmişimize Sahip Çıkalım

Bazı insanlar geçmişte yaşadıklarını unutmamak için günlük tutarlar. Kimileri de gazetelerde okudukları ve kendilerince önemli olan haber ve bilgileri keser saklar. Kimileri de gazete koleksiyonu yapar. Bunlardan hiç birini yapmayı beceremedim. Zira oldukça dağınık bir insanım. Bu günlerde Menemen’de yeni binasına taşınan Devlet Hastanesinden boşalan, şehir merkezinin ortasında yer alan ve yedi buçuk dönüm arsa üzerinde dört binalı eski Devlet Hastanesinin arsa ve binaları üzerinde büyük kavgalar yaşanıyor. 1961 yılında 1960 ihtilali Milli Birlik Komitesi Demokrat Parti iktidarının el koyduğu CHP nin tüm mal varlıklarının CHP ye iade etme kararı almıştı. Bu karar üzerine Demokrat Parti yönetimi tarafından Halk Evi binası arsası ile birlikte Devlet hastanesi, CHP İlçe Binası ise Pratik Kız Meslek Okulu olarak kullanıldığından binaların boşaltılıp CHP ye iade edilmesi gerekiyordu. CHP Genel Merkezi önerisi üzerine CHP Menemen İlçe Yöneticileri olarak her iki binanın da bağlı oldukları bakanlığına hibe etme kararı aldık. Halk Evi binası Sağlık Bakanlığına, CHP İlçe Binası ise Milli Eğitim Bakanlığına hibe edildi.

Yasa gereği bağış yapılan mülkün veya arsanın amacına uygun kullanılmaması durumunda menkulün sahibine iadesi gerekiyor. Bu durumda bağışta imzası olanların harekete geçmeleri gerekiyor. Hadi gel de dokuz kişilik yönetimin isimlerini tam olarak anımsa. Başkan Asım Dönmez, Ragıp Dere, Hüseyin İncekara, Ertuğrul Sofuoğlu, Mustafa al ve ben. Diğer üçünü ise bir türlü anımsayamıyorum. Oysa günlük tutma alışkanlığım olsaydı, hiç zorlanmadan tüm isimleri Belediye Başkanı Sayın Tahir Şahin’e sunardım. İnsan böyle durumlarda günlük tutmanın önemini çok daha iyi anlatıyor.

CHP li Menemen Belediyesi boşalan Devlet Hastanesini Belediye Hastanesi olarak hayata geçirmek istiyor. Çok da isabetli bir karar. Zira neredeyse tüm eczaneler eski hastanenin çevresinde toplanmışlardı. Yeni hastane ise her ne kadar Yahşelli köyü Menemen’e bağlanmışsa da yeni hastane şehrin varoşunda sayılır. Şehir merkezi ile yeni hastanenin arası iki kilometreye yakın. Eczaneler hastane yanına taşınsalar merkezden kopacaklar. Halkın acil ilaçlarını sağlaması için o mesafeyi göze alması gerekecek. Üstelik eczanelerin büyük bölümünün iş yerleri kendi mülkleri.

Eğer bu eski bina elli yataklı Belediye Hastanesi olarak hizmet girmezse o bölgedeki hastaneye bağlı hizmet üreten tüm sektör çökecektir. Hastanenin bazı bölümleri bu merkezde bırakılsaydı daha iyi olmaz mıydı? Acil servisi, diş ve doğum bölümü gibi kısa süreli yatmayı ve ya hiç yatmamayı gerektiren bölümler eski binada kalamaz mıydı? Zaten yüz yataklı bir hastane bırakınız yarının Menemen’ini, bu günün Menemen’inin bile gereksinimini karşılayamaz.

Sağlık ocaklarının bu binaya taşınması sorunu çözmez. sağlık ocakları tedavi amaçlı değil, yalnızca ilaç yazmak ve uzman hekim gerektirmeyen raporlar vermektir. Bunda sağlık ocaklarında görevli hekimlerin hiçbir kusuru yoktur. Bakanlık yetkilerini olabildiğince kıstığından pratisyen hekimlerin ellerinden ne gelir. Bu nedenle o binaların elli yataklı belediye hastanesi olmasında veya devlet hastanesinin bir bölümü olarak kalmasında büyük yarar vardır.

Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 66 kez ziyaret edildi.)