Ey Kuş Beyinliler!!!

Kuş Beyinlilere
Ey kuş beyinliler!!! Siz Kurtuluş Savaşı Destanının nasıl yazıldığını biliyor musunuz? Bilseniz de bunu kabullenemezsiniz. Din bezirgânlığınız uğruna bilmezden gelirsiniz. Ve bu uğurdu en iğrenç ve inanılması güç iftiralara sarılırsınız. En son yediğiniz halt ise Kurtuluş Savaşımızın iki numaralı adamına vatan hainliğini yapıştırmaya çalışmanız oldu. İsmet İnönü Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı girişimine başlamadan önce birçok işgalcinin boyunduruğu altına girmektense İngiltere’nin mandası olmayı savunmuştu. Zira o günler henüz albaydı. Peşine ordular takamazdı. Bu nedenle çaresizlik içindeydi. Daha sonra kurtuluş savaşı fikri oluşmaya başladı ve bir avuç vatan sever kahraman gizli toplantılara başladılar. Üsküdar’da bir evde yapılan toplantıda en önemli konu Mustafa Kemal’i nasıl ve ne yapıp Anadolu’ya göndermekti. Tartışma uzun sürer. Bir türlü bir karara varamazlar. O günlerde Askeri Erkan Dairesi Başkanı olan İsmet Bey (İNÖNÜ) masaya yumruğunu vurur ve tarihe mal olmuş olan şu sözleri söyler. Yollar çok mıntıkalar çok. Ne düşündüğünü soranlara yanıt vermez. Zira o söyleme dostuna, dostun söyler dostuna kuralını çok iyi bilmektedir.
İsmet Bey, padişaha sunulacak olan atamalara Mustafa Kemal’in Üçüncü Orduya tayin kararnamesini de koyar. Padişah bu kararnameyi fark etmediğinden imzalar. Kısa bir süre sonra durum anlaşıldığından padişah İngilizlerden yardım ister. İngiliz savaş gemileri Karadeniz’e açılır ve tarihi bir hata yaparlar. Mustafa Kemal’in bindiği gemiyi açıklarda ararlar. Oysa gemi kaptanı zorda kalındığında Mustafa Kemal’i karaya çıkaracak filikayı hazır tutmaktadır. Bu nedenle mümkün olduğunca rotasını kıyıya yöneltmiştir. Samsun’a ayak bastıklarında İngiliz savaş gemileri limana yaklaşır ve Samsun’u top ateşine tutar. Samsunlular Mustafa Kemal’i karşılamaya hazırdılar. Savaş dışı kalmış olan bir topun bakımını yapmışlar, iş görür duruma getirip orman içine gizlemişlerdi. İngiliz gemilerinin top atışlarına bu top ile karşılık verilince gemiler geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Mustafa Kemal’in tarihi yolculuğu Samsundan başlar.
İsmet Beyin oyunu açığa çıkınca başkanlık görevine son verilip pasif bir göreve atanır. İsmet Bey geceleri Anadolu’ya silah kaçırma işlerini organize ederken, bu defa daha pasif göreve atanır. Mareşal Fevzi Çakmak İsmet Beyi uyarır. İsmet kaç yoksa seni halledecekler der. İsmet Bey yanındaki iki korumasıyla sırtındaki asker kaputuyla yaya olarak çıktığı yolculuğa geceleri devam eder. Gündüzleri ise saklanırlar. İzmit’e vardıklarında bir eve konuk olurlar. Evde iki konuk daha vardır. İki konuk şüpheli davranışlarla gitmek istemelerinden kuşkulanan İsmet Bey adamlarına o iki kişiyi halletmeleri işaretini verir. Böylece o kişilerin kendilerini ihbar etmelerini önlemiş olurlar. Geceleri yapılan yaya yolculuk Eskişehir’e kadar devam eder. Kendilerini Ankara’ya getirecek olan trene binerler. Mustafa Kemal İsmet Beyi Ankara garında törenle karşılar.
Savaş hazırlıkları başlarken Erkânı Harbiye Reisliği (Genel Kurmay Başkanlığı) Mareşal Fevzi Çakmak’a önerilir. Fevzi Paşa ben o görev için yaşlıyım. Çetelerle b ir ordu oluşturmak çok zor. Bu nedenle bu göreve Garp Cephesi Komutanı İsmet’i öneririm der. İsmet Bey, Garp Cephesi Komutanlığı uhdesinde kalmak şartıyla generalliğe terfi ettirilerek Erkânı Harbiye Umumi Reisliğine de atanmış olur. Ey kuş beyinliler!!! İsmet İnönü vatan haini olmuş olsaydı bu görevlere atanır mıydı? Kelle koltukta dağınık çeteleri bir araya toplayıp düzenli bir ordu kurar mıydı? İsmet Bey askeri bir dehaydı. Alınması gereken kararları çok hızlı ve isabetli alırdı. Yunanlıların işgalci ordusuyla savaşırken Çerkez Etem isyanı patlak verdiğinde iki cephede savaşarak başarı kazanamayacağından bütün gücüyle Çerkez Etem’in peşine düşer. Çerkez Etem canını kurtarmak için çetesiyle birlikte Yunan ordusuna sığınmak zorunda kalır.
İsmet Bey Yunan ordusunun işgalini durdurmak için İnönü’de mevzilenir. Mevzilendiği yer dar bir vadidir. Yunan ordusu yapmaması gereken bir hata yapar ve o dar vadiden saldırıya geçer. İlk saldırıda Yunan ordusu komutanınca Türk ordusu püskürtülmüştür. Kesin sonuca varmak için hızla ilerlemeye başlarlar. Vadinin yamaçlarında mevzilenmiş olan kahramanlarımız Yunan ordusunu arkadan kuşatarak ikmal yolunu keser ve Yunan ordusunu ağır bir yenilgiye uğratır. Türk Ordusunun ilk zaferini Mustafa Kemal bir telgrafla İsmet Beyin şahsında kutlar. Siz İnönü’de yalnız düşmanı değil, Türk milletinin makus kaderini de yendiniz der. Yunan ordusu toparlanma sürecinden sonra tekrar saldırıya geçer. Yine aynı hatayı yaparak İnönü vadisinde saldırıya geçer. Yunan ordusu bu hatası yüzünden yine ağır bir yenilgiye uğrar. Şimdi o kuş beyinlilere sormak gerekir. Bu savaşların kesin bir zaferle kazanılması mı vatan hainliği? İsmet paşa Kurtuluş Savaşı süresince kendisine verilen her görevi başarıyla yürütmüştür. Onu vatan hainliğiyle yaftalamaya çalışmaksa en büyük ahlaksızlıktır.
Lozan zaferine çamur atanlara, karalamaya çalışanlara yer darlığı yüzünden daha sonraki yazımda yanıt verebileceğim.
Özcan Nevres ozcan.nevres.com

(Bugün 1, toplamda 35 kez ziyaret edildi.)