Ey Türk Kadını

Ey Türk Kadını

Başınıza nasıl bir çorap örülmek istendiğinin farkında mısınız? Bu gün başınıza lahana gibi sardığınız bezle ya güzelleştiğinizi sanıyorsunuz, ya da dininizin gereğini yerine getirdiğinizi sanıyorsunuz. Ne kara çarşaf, ne de türban İslami bir kılık kıyafet tarzı değildir. Özellikle türban Hıristiyan rahibelerinin kıyafeti olduğu halde gündem saptıranlar tarafından İslami bir giyim tarzı olduğu kadınlarımıza, kızlarımıza inandırılmıştır. Ülkemizi karanlığa gömmek isteyen gericiler ve özgür kadın düşmanları için bu bir başlangıçtır. Bu gidilmekte olan yolun sonunda kadınlarımıza burka giydirmek ve kadınlarımızı kızlarımızı kafes arkasında oturtmak vardır. Sıra onları Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kazandırdığı tüm haklardan mahrum etmeye gelecektir. Bundan sonra ne yapacağınıza siz karar vereceksiniz. Ya irticanın size yaptığı dayatmalara boyun eğeceksiniz? Ya da Atatürk’ün sizlere kazandırdığı tüm haklara sahip çıkacaksınız. Böylece çağdaş bir yolda yürüyeceksiniz.

Aslında bu yazıma CHP nereye gidiyor diye bir başlık atacaktım ama kadınlarımızı ilgilendiren bir başlık atmayı yeğledim. CHP hem toparlanmaktan ve birlik olmaktan söz ediyor. Hem de Süheyl Batum gibi çok değerli bir partiliyi partiden ihraç kararı alıyor. Peki, suçu ne Sayın Süheyl Batum’un? Sayın Emine Ülker Tarhan’ı destekleyen sözler söylemiş olması değil mi? Eğer bir partide özgür olmak söz konusu ise her partili düşüncelerini açık, açık söyleye bilmelidir. Eğer söyleyemiyorlarsa o partide ne demokrasi ve nede özgürlük yok demektir. Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım. Süheyl Batum’u partiden ihraç etmek CHP ye ne kazandıracak? İtibar mı? Yoksa itibarsızlık mı? CHP yi bölmemek için sessiz kalmayı yeğleyenler artık isyan noktasına geldikleri için bu ihraç kararı nedeniyle büyük kayıplara uğrayacaktır. Hele, hele eğer bu iddia doğru ise CHP Süheyl Batum’u partiden ihraç etmek ile çok ayıp etmiştir. CHP ye son günlerde katılmış olanların bu ihraç kararında çok önemli rolü varmış. Kaba da olsa halkımızın çok iyi bir tekerlemesi vardır. Dağdan gelen bağdakini kovar derler. Bu sözler bu ihraç olayına uygun değil midir?

Anadolu partisinin kurucularına buradan bir öneride bulunmak istiyorum. Kurduğunuz bu partide tüm yükü liderinizin üzerine yıkmayın. Tüm partililer sorumluluk alsınlar ve bire bir konuşmak üzere halkın arasına girsinler. Mahallelerde yapacakları toplantılarda konuşmalarını bitirdikten sonra dinleyicilerin dilek ve önerilerini dikkate alsınlar. Lütfettiniz bizi dinlediniz. Şimdi siz konuşun biz dinleyelim desinler. Önümüzdeki seçimde ilçe başkanları milletvekilliğine aday olanların yapacakları konuşmaları yönlendirsinler. Adaylar konuşma yapacakları kahvehanelerde dinleyicilerin nelere gereksinimi olduğunu bilerek konuşsunlar. Tarımcıların olduğu yerde işçi haklarından, işçilerin çoğunlukta olduğu ortamlarda çiftçilerin sorunlarını anlatmak ve çözüm önermek eski bir deyim ile abes ile iştigaldir. Yani gereksizdir.

Menemen’de tek oy alamaz dedikleri Halkçı Partinin başkanı iken milletvekili adaylarını yapacakları konuşmaları için, nasıl bir konuşma yapacaklarını söyleyerek yönlendirmem sayesinde Halkçı Partiyi en büyük parti yapmıştım. Merak eden varsa google’den Bir Zamanlar Ben de politikacıydım başlıklı yazımı indirip okuyabilirler.

Özcan Nevres        ozcan.nevres@gmail.com

(Bugün 1, toplamda 33 kez ziyaret edildi.)