Hasan Şevket Adalan’ı Bilir misiniz

Hasan Şevket Adalan’ı Bilir misiniz

Ülkemizde gerçek değerler çok çabuk unutulur. Bunlardan biri de Hasan Şevket Adalan’dır. Önce Vikipedi’de onun kimliğine bakalım. Doğumu bin dokuz yüz bir, ölümü iki kasım bin dokuz yüz seksen dokuz. Türk siyasetçi. Siyasal Bilgiler okulunu bitirdi. Muhasebe Umum Müdürlüğü, İstanbul Defterdarlığı, Maliye Vekaleti Teftiş Heyeti Reisliği üç dönem İzmir milletvekilliği ve kurucu Meclis İzmir İl Temsilciliği yaptı. 6 ocak 1961 den 25 ekim 1961 yılları arasında Tarım. Gümrük ve Tekel, Maliye ve son olarak bayındırlık bakanlıkları yaptı. Evli ve bir çocuk babasıdır. Bu önemli görevleri her Türkiye vatandaşı üstlenebilir ve başarıyla sürdürebilir. Ama Hasan Şevket Adalan gibi birine çok ender rastlanılır.

Menemen’de CHP İlçe binasında İl başkanımız Hasan Şevket Adalan Hasan Şevket Adalan ile toplantıdayız. İlçe yöneticisi olarak bu alçak gönüllü insanı dikkatle inceliyorum. Bakanlıktan ayrıldıktan sonra belli ki kilo almış. Çok saygılı bir insan olduğu için ceketinin önündeki düğmeleri iliklemek zorunda olduğundan o ceketi sırtından çıkarıp atacağına düğmeleri söktürüp iplik örgüsüyle düğmelerin kumaşa bağlantısını uzatmış ve bu sayede düğmelerin iliklenmesini sağlamış. Ne devlete yaptığı hizmetlerin karşılığı olarak, ne de bakanlık yapmış biri olarak hiç servet edinmemiş, bu değerli hizmetlerinden sonra geçimini İzmir Sebze Halinde küçük bir barakanın içinde manavların kullanmakta olan poşetlerin toptan satışlarını yaparak sağlıyordu. Bana Türkiye genelinde böyle bir örnek göstere bilir misiniz diye soracak olsam, bir tek Bülent Ecevit var diyeceğinizi duyar gibiyim. İkisini de rahmetle ve saygıyla anıyorum.

Bülent Ecevit CHP Genel Sekreteri olarak ilk olarak ortanın solu sloganını kullandığında CHP Menemen İlçe Yöneticisi olarak bir telgraf çekmiştim. Telgrafımda ortanın solu söyleminizi tüm gücümle destekliyorum demiştim. Daha aradan bir hafta geçmeden Sayın Bülent Ecevit’ten bir teşekkür mektubu almıştım. Ulus gazetesinin Muğla temsilciliğini üstlendiğimde Bülent Ecevit CHP nin yayın organı Ulus gazetesinin CHP adına sahibi ve başyazarıydı. Kısa bir süre sonra bu görevini Sayın Şeref Bakşık’a devretmişti. Şeref Bakşık ile zaten İzmir İl yöneticiliği döneminden beri tanışıyorduk. Bir ara Ulus gazetesinde çalışanların yaptığı bir hata yüzünden temsilcilikten ayrılma kararı aldığımda Şeref Bakşık’ın ricasıyla ayrılma kararımı geri almıştım. Şeref Bakşık da tanıdığım en dürüst siyasetçilerden biriydi. Haklı isteklerimde bir dediğimi iki ettirmeyen üç milletvekili vardı. Şeref Bakşık, Aliihsan Göğüş ve Mahmut Türkmenoğlu’ydu. O günlerin CHP siyle bu günün CHP si arasında çok farklar görüyorum. O dönemin CHP yöneticileri hem özveriliydiler, hem de partililerinin haklarını tüm güçleri ile desteklerlerdi. Bin dokuz yüz atmış yedi yılında Muğla’da düşen bir askeri uçağımızla ilgili bir haber yaptığımda meclisi havacılar basmışlardı. Ülke yeni bir asker darbenin eşiğine gelmişti. Muhalefet lideri İsmet İnönü iki defa kürsüye çıkarak itidal tavsiye ederek darbeyi güçlükle önlemişti.  Haberimin içeriği düşen uçağımızın pilotu teğmenin naşının çöp arabasıyla kaldırılmak istenmesiydi. O dönemin devlet bakanı Seyfi Öztürk bu haber Ulus Gazetesinin Muğla temsilcisinin yalanıdır dediğinde yayınlanması için Ulus gazetesine bir mektup ve yirmiye yakın fotoğraf göndermiştim. Mektubumda Bay Seyfi Öztürk Devlet Bakanı Ankara. Ulus gazetesi Muğla temsilcisi yalan haber yapmaz. Gönderdiğim fotoğraflar hangimizin yalancı olduğunu açıkça gösteriyor demiştim. Ulus gazetesinden beni aradılar ve bu mektubu gazetede yayınlarsak darbe olur. Biz bu mektubunu bakana elden okutacağız. Bu konuda sorguya alınacak olursan yanıt verme avukatlarımızı bekle demişlerdi. Bu konuda CHP Genel Merkezince de uyarılmıştım. Düşünüyorum da böyle bir durumla günümüzde karşılaşacak olsam CHP den her hangi bir destek görür müyüm? Göreceğimi sanmıyorum.

Özcan Nevres     ozcan.nevresqgmail.com

(Bugün 1, toplamda 197 kez ziyaret edildi.)