Hitabet Okulu

Hermus (Gediz) nehri kış yağmurlarının etkisiyle yatağından taşmış, ovayı kaplayan suları gün ışığında gümüş gibi parlamakta. Hermonogoras kuracağı hitabet okulunun son detaylarını inceliyordu. Bu öyle bir okul olacaktı ki, ünü dünyaya yayılacak. Temnos’u en az dindarlar kadar güzel konuşma sanatına gönül verenlerin de tanımasına neden olacaktı. Şüphesiz tapınaklarıyla Temnos çok ünlü bir devletti. Eğitime hazırladığı bu okul sayesinde ünü daha da artacaktı.
Okulun açılışına Eoly birliğinin tüm kralları ile federalin ileri gelenleriyle birlikte, Atinalı, Romalı ve Ispartalı ünlü politikacılar da katılacaklardı. Dünya genelinde bir ilkti bu okulun açılışı.
Okulun açılış günü Temnos devletinde olağanüstü bir gün yaşanıyordu. Kentin her yanı federalin ve Temnos’un bayrakları ve flamalarıyla donatılmıştı. Jimnasyum salonu temizlenerek gelen konutların şanlarına uygun koltuklar yerleştirilmişti. Komşu devletlerden gelen tiyatro sanatçıları, Temnoslu sanatçılarla birlikte yerlerini almışlardı. Temnos kralı Dimantos açılış konuşmasını yaparken, konukların tümü çıt çıkarmadan kralı merak ve saygıyla dinliyorlardı. Kral,
Değerli konuklarım, böylesine mümtaz bir topluluğa hitap etmenin ne denli zor olduğunu anlatmama gerek var mı? Bir topluluk önünde konuşmak, onları güzel sözlerle etkilemek ve dinleyenleri motive etmenin ne denli güç olduğunu sizler de benim kadar bilirsiniz. Bu nedenle değerli öğretmenimiz Hermonogoras ile birlikte böyle bir okulun gerekliliğine inanarak yola çıktık. Bu okul yalnızca Temnosluların olmayacaktır. Yalnızca Eoly federalinin de olmayacaktır. Bu okul evrensel olacaktır. Dünyanın neresinden olursa olsun, güzel konuşmayı, konuşmasında etkili olmayı arzulayan herkese okulumuzun kapıları açıktır. Temnos eskiden de bir ilki gerçekleştirmişti. Ege’nin, Küçükasya’nın, Balkanların ve hatta Avrupa’nın en görkemli tapınaklarını halkın ibadetine sunmayı başarmıştır. Bu Okul da bir ilktir. Halkımın ve değerli öğretmenlerimin katkılarıyla bu ilk de arzuladığımız başarıya ulaşacaktır. Kral konuşmasını tamamladığında Jimnasyum salonu alkışlarla yıkılacak gibiydi. Alkışların sonu gelmiyordu. Kral defalarca salona dönüp konuklarını selamlamak zorunda kalmıştı.
Açılış konuşmasından sonra konuk tiyatrocular ve Temnoslu sanatçılar birlikte eserlerini sergilediler. Amfiteatrda sazendeler ve ses sanatkârları muhteşem bir konser verdiler. Temnos, Temnos olduğundan beri böylesine bir gün yaşamamıştı. Eğlenceler üç gün üç gece aralıksız sürmüştü. Şölenler bittikten sonra okul eğitime açıldı.
Hermonogoras dershanede bir ileri bir geri gezindikten sonra, derin bir nefes aldı. Nefesini tutabildiği kadar tuttu. Öğrencilerine ben ne yaptım diye sordu. Öğrencilerinin bazıları, öğretmenim derin bir nefes aldınız dediler. Hermonogoras sordu. Neden? Koca sınıftan çıt çıkmadı. Belli ki nedenini bilen yoktu. Hermonogoras, arkadaşlar, konuşmak için kürsüye çıkan her insan büyük heyecan duyar. Eğer bu heyecanını yenemezse panikler. Ya konuşamaz, ya da konuştuklarından kimse bir şey anlayamaz. Bu nedenle kürsüye çıkan konuşmacının önce heyecanını yenmesi gerekir. O halde kürsüye konuşmak için çıktığınızda ne yapacaksınız? İşte benim demin yaptığım gibi yapacaksınız. Derin bir nefes alıp tutabildiğiniz kadar tutacaksınız. Nefesinizi bıraktığınızda halen heyecanınız yatışamamışsa aynı şekilde yineleyeceksiniz. Heyecanınız yatıştığında konuşmanıza başlayabilirsiniz. Konuşurken bağırmayacaksınız. Sözlerinizi tane, tane kolay anlaşılır şekilde söyleyeceksiniz. Kelimelerde vurgu çok önemlidir. Vurgular genelde cümlenin başında ve sonunda yapılmalıdır. Gereksiz vurgulamalardan kaçınınız. Konuşmalarınızı hep irticalen yapınız. Yani kâğıttan okuyarak yapmayınız. Kâğıttan okuyarak yapacağınız konuşmalar hem inandırıcı olmaz. Hem de çok sıkıcı olur. Konuyu ana hatlarıyla işleyiniz. Kısa ve öz konuşmalar her zaman etkileyici olur. Gereksiz yere uzatılan konuşmalar dinleyenlerin uykusunu getirir ve uyumalarına neden olur. Bu okulda yalnızca konuşma öğretilmiyordu. Konuşurken konuşmayı etkileyecek mimikler üzerinde de önemle duruluyordu.
Temnos’un hitabet okulundan mezun olanlar ülkelerine döndüklerinde ilk işleri öğretmenleri Hermonogoras gibi bir okul kurmak oldu. Kurulan okullar sayesinde Temnos var olan ününe daha da ün kattı.
Milattan sonra 17 ile 24 yılları arasında tüm Ege’de etkili olan depremler, tüm Eoly devletletlerini yerle bir etti. Temnos da yerle bir olmuştu. Bergama krallığının parlaması ve genişlemesiyle Temnos’un haricindeki tüm site devletleri önemini yitirmişti. Temnos din ve kültür merkezi olması nedeniyle yeniden inşa edilmiş, tüm toprakları Bergama topraklarının içinde kalmasına rağmen (Vatikan gibi) bağımsızlığını sürdürmüştü. Bergama’nın en güçlü kralı Attelus zamanında bile kendi sikkelerini basıyor olması devlet olarak bağımsızlığının kanıtıdır.
Not: Tarihçiler Hermonogoras’ı dünyanın en güçlü üç hatibinden biri olduğunu ve ilk hitabet okulu kurucusu olduğunu kabul ederler.
Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 102 kez ziyaret edildi.)