İnönü’ye Saldırılar

İnönü’ye Saldırılar

Dersim isyanı gündeme taşındığından beri Kurtuluş Savaşı Destanının ikinci adamı İsmet İnönü’ye yoğun karalama hareketleri başladı. Güya Dersim isyanında çok kan dökülmesine Kürt İsmet neden olmuş. Irkçılık yapmayı sevmem ama ırk hakaret olarak kullanılıyorsa kullananı elbet de eleştiririm. İsmet İnönü’nün babası Kürümoğulları aşiretinden olduğu için Kürt kökenli sanılmaktadır. Oysa Kürümoğulları saf kan Türk’tür. Can Dündar’ın Erdal İnönü ile yaptığı bir söyleşide Can Dündar’ın siz Kürt kökenli misiniz diye sorduğunda atalarımız Kürümoğulları aşiretinden gelmektedir. Atalarım Kürt olmadığımızı söylüyorlardı diye yanıtlamıştı. Kaldı ki Kürt kökenli olsaydı ne değişecekti? Onun kahramanlığına, devlet adamlığına gölge mi düşürecekti?

Dersim isyanında dökülen kanların sorumluluğunu İsmet İnönü’ye yüklemeye çalışmaktadırlar. Bu suçlamaları dile getirenler binlerce Mehmetçiğimizin pusuya düşürülerek nasıl şehit edildiklerinden hiç söz etmemektedirler. Binlerce askerimiz dağ adamlarıyla savaşmak için yetiştirilmediklerinden kolayca dağ adamların kurdukları pusulara düşmüşlerdir. Sabiha Gökçen emrindeki hava kuvvetlerimizin şer yuvalarını bombalamasını eleştiriyorlar. Devlet ne yapacaktı? Bu şer yuvalarına teslim mi olacaktı? Askerlerine kurşun sıkanlara gül, karanfil mi atacaktı?

Dersim isyanında dökülen kanlar için devletin özür dilemesini talep edenler önce o isyanın nedenini açıklasınlar. Dersim imparatorluk zamanında da baş belasıydı. Devlete ne asker ne de vergi vermek istemiyorlardı. Zaman, zaman komşu illere baskınlar yaparak soygunculuk yapıyorlardı. Cumhuriyet hükümeti ülke içinde bir çıbanbaşı olan Dersim işini halletmekte kararlıydı. Bu konuda Sinan Meydan’ın Dersim konulu yazısından kısa bir alıntı yapacağım. Genç cumhuriyetin Dersim’e yönelik operasyonunun nedeni Kürtleri yok etmek, soy kırımına uğratmak mıdır? Yoksa rejim karşıtı bölücü bir isyanı bastırmak mıdır?  Neden sadece Dersim olaylarının sonuçlarından söz edilirken olayların nedeninden hiç söz edilmemektedir? Şimdi gelin hep birlikte 1937-1938 yıllarında Dersim isyanını anlamaya çalışalım.

En kanıksanmış Cumhuriyet tarihi yalanlarından biri Atatürk ve İsmet İnönü liderliğindeki genç Cumhuriyetin 1937-1938 yıllarında Dersim’de Kürtleri katlettiği biçimindedir. Ülkemizde bu gün tarihçisinden gazetecisine, eğitimcisinden siyasetçisine kadar nerdeyse herkes, Türkiye Cumhuriyeti’nin Dersim’de bir kıyım ve katliam yaptığını peşinen kabul etmiş gibidir.

Bu yazarımız yazdıklarında ne kadar haklıdır. Osmanlıların son döneminde birçok Kürt isyanı olmuştur. Merkezi hükümeti tanımak istemeyen Dersim Kürtleri Cumhuriyet döneminde de İngilizlerin ve Fransızların kışkırtmalarıyla isyanları sürdürmüşlerdir. Hükümet Hatay ile ilgili yoğun bir mücadele verirken 1937-1938 yıllarındaki o büyük isyan bir rastlantı mıdır? Yoksa Hatay başarısını baltalamak için midir? Son günlerdeki Dersim isyanının tekrar gündeme gelmiş olması en çok Ermenilerin işine yarayacaktır. Ermeniler zaten Türklere uyguladıkları soykırımını Türklerin başına yıkmakta büyük başarı gösterdiler. Dersim’i yersiz olarak gündeme taşıyanlar sayesinde Ermeniler soy kırımı iddialarındaki başarılarını perçinlemiş olacaklardır.

Özcan Nevres    ozcan.nevres@gmail.com

(Bugün 1, toplamda 99 kez ziyaret edildi.)