Kuyruklu bir Yalan

Kuyruklu Bir Yalan
Menemen’in Tarihinde yer alan Menemen ile ilgili ilginç olaylar bölümünde ilk televizyonun Menemen’de imal edildiğine dair fıkra gibi bir habere yer verilmiş. Yıl bin dokuz yüz elli dokuz. İzmir gazetelerinde çıkan bir habere göre Menemen’de bir radyo tamircisi televizyon imal etmiş. O yıllarda bırakınız televizyon imal edilmesini, radyo tamirinde kullanmak üzere lehim dahi bulamıyorduk. Tenekeciden aldığım tenekecilikte kullanılan lehimi örs üzerinde iyice döverek incelttikten sonra lehim işlerinde kullanıyordum. Bu malzemeyle yapılan lehimleme işinde çok reçine kullanmak gerektiğinde radyo tamirinde kullanılması çok sakıncalı olmasına rağmen kullanmak zorunda kalıyorduk. O günlerde ne elektrikli radyoların, ne de pilli radyoların lambalarını da bulmak olası değildi. Tamir işi hurdaya çıkarılan radyoların parçalarıyla yürütülmeye çalışılırdı. Radyo tamirinde kullanılacak parça bulunamazken televizyon imal etmek olası mı? Kaldı ki bu günlerde dahi televizyon imal etmek kolay bir iş değildir. Astarı yüzünden pahalıya çıkar.
O yıllarda CHP nin yayın organı olan Sabah Postası gazetesinin Menemen muhabirliğini yapıyordum. Haberi gazetede okuduğumda şok olmuştum. Hemen gazeteyi aradım ve bu haberi kim yaptı diye sordum. İmalatçının yaptığı tanıtma toplantısında aldık dediler. Ben burada eşekbaşı değilim. Bana sormadan, danışmadan böyle bir haberi nasıl yaparsınız dedim ve ilave ettim. Fotoğrafta görünen aletin televizyon ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Size televizyon diye yutturulan hurdaya çıkarılmış bir osilaskop cihazının kasasıdır. Kaldı ki doğru dürüst radyo tamirini dahi beceremeyen biri nasıl televizyon imal eder. Anlayan beri gelsin. Ben size bu haber ile ilgili bir yazı göndereceğim. Böylece halkın aldatılmasının önüne geçmiş olursunuz dedim ama yazımı yayınlamadılar. Daha önce de benim yazdığım bir haber başka birinin adıyla yayınlanmıştı. Onu da düzeltmedikleri iççin Sabah Postası gazetesinden ayrılarak Demokrat İzmir gazetesine geçtim.
Televizyon imal ettiğini iddia etmiş olan Burhan Cahit Yeşiltuna Kazaz camisinin imamının oğluydu ama babası onun adını bile anmak istemezdi. Arada bir ortaya çıkar, Sarraf hanında açtığı dükkânda en fazla iki ay kadar kalırdı. Tamirini beceremediği radyolar çoğaldığında ortadan kaybolurdu. O iki ay içerisinde Radyocu Mehmet usta gibi ben de sinek avlardım. Onun yaptığı reklama kananlar radyolarını ona tamire götürürlerdi. Burhan Cahit Yeşiltuna her şeyi yüz üstü bırakıp gittiğinde radyo sahipleri çaresiz bize gelirlerdi. Onun el attığı radyoların tamiri çok zor olurdu. Buna rağmen o ne zaman Menemen’e gelse biz yine sinek avlardık. Foçalı eşinden ayrılıp Edirne’ye yerleşmesinden sonra onu bir daha görmedik.
Ben binlerce radyo imal ettim. Bin dokuz yüz atmış yılına kadar radyo tamiri için malzeme bulamazken yirmi yedi mayıs darbesinden sonra piyasa radyo malzemeleri ile doldu taştı. Transistorun kullanılmaya başlamasıyla radyo imalatı çok kolaylaşmıştı. İmal için gerekli olan parça hem çok ucuz, hem de çok boldu. Televizyon tamirciliğine başlayıncaya kadar da imalatı sürdürmüştüm. Televizyon tamirciliği yaptığım süre içinde bazı televizyon parçalarını imal etmiş olmama rağmen televizyon imal etmeyi hiçbir zaman düşünmedim. Televizyon imalatı komplike bir iştir. Pertinaksını işlemek, deliklerini delmek ve sonra da parçaları yerleştirmek zor da olsa yapılabilir. Sonrasında pertinaksı reçineye batırarak ve lehim kazanından geçirerek iş tamamlansa da son aşamaya gelinemez. Televizyon fabrikalarında lehim kazanından çıkan cihaz adayında önce soğutma, sonra da darbe testi yapılır. Daha sonra bilgisayardan geçirilir. Bilgisayar onaylarsa son işlemler için ilgili bölüme gönderilir. Anlaşılacağı gibi televizyon imali ekip işidir. Bu günkü ortamda bile bireylerin televizyon imal etmesi olası değildir.
Özcan Nevres ozcan.nevres.com

(Bugün 1, toplamda 46 kez ziyaret edildi.)