Seçime Doğru Giderken

Seçime Doğru Giderken
Her ne kadar seçime bir hayli zaman olsa da her an baskın bir seçime hazırlıklı olmalıyız. Seçimlerde bağırıp çağırarak zafer kazanılamaz. Zira hiç kimse kuru gürültüye pabuç bırakmaz. Özellikle muhalefetin seçmen karşısına seçmenin ilgisini çekecek vaatlerle çıkmaları gerekir. Örneğin fakirlik hiç kimsenin kaderi değildir. Fakirliği kader yapan işsizliktir. İşsizliği yok etmek ve herkesi iş sahibi yapmak için tek bir umar vardır. O da üretimi artırmak ve sanayide gerekli olan atılımları yapmaktır. Az gelişmiş ülkelerde yeterli kapital yani para olmadığı için kalkınmada devletin lokomotif olması gerekir. Unutmamak gerekir. CHP nin altı oklu umdelerinden biri devletçiliktir. Ne yazık ki yanlış yöneticiler yüzünden CHP nin devletçilik ilkesi koparılıp atılmış, özelleştirmelerde hükümetlerin dümen suyuna girilmiştir. Seçmene sizi üç beş torba kömüre ve erzaka mahkûm etmemek için geçmişte olduğu gibi fabrikalar kuracağız. Devlet üretme çiftliklerini yöreye örnek olması ve iş sahası açması için gerekli olan her yerde kuracağız demeleri gerekir. Bunu başarmak için devlet gücü gerekmektedir. Tarımda ve sanayide devlet mutlaka yatırımların lokomotifi olacaktır demeleri gerekir. Devlet sanayi tesisleri kurarsa kalkınmaya en fazla muhtaç olan yörelerde kurar. İş adamlarının yaptığı gibi kolaylığı yüzünden yatırımlarını gidip de turistik değeri olan sahillerimizde kurmaz. İş adamlarının kurdukları montaj sanayileri yüzünden Marmara denizini ne hale koyduklarını hepimiz görüyoruz, biliyoruz.
Siyasette adayların halkın nabzını çok iyi tutmaları gerekir. Özellikle milletvekili adaylarına partilerin yerel yöneticilerinin çok yardımcı olmaları gerekir. Aksi halde adaylar gaf üzerine gaf yaparlar. Menemen’de Halkçı Partide ilçe başkanlığı yaparken milletvekili adaylarını nerede nasıl konuşma yapacakları konusunda ben yönlendirirdim. Adaylara falan köy pamukçu, bağcı ve hayvancıdır. Sakın orada işçi haklarından ve başka konulardan söz etmeyin. Bir başka köy için o köy ormancılık ve hayvancılıkla geçimlerini sağlarlar. Bu iki konunun dışına çıkmayın derdim. Gerektiğinde adayın yerine neler yapabileceğimizi ben anlatırdım. Bu sayede hiç oy alamaz dedikleri Halkçı Partiyi Menemen’in en çok oy alan partisi yapmıştım.
Henüz çok genç bir CHP ilçe yöneticisiyken Turgutlar köyüne seçim propagandasına gitmiştik. Yönetici arkadaşlarımızdan biri başladı konuşmaya. Eğer partimiz kazanırsa buraya dozerler getireceğiz. Köyünüze yol yapacağız. Bu kayalıkları düzleyip size tarım alanları kazandıracağız. Arkadaşımız mangalda kül bırakmamıştı ama hızını alamamıştı. Ha bire anlatıyordu. Köylüler ise anlatılanlara bıyık altından gülüyorlardı. Oysa o on haneli köye ne dediği kadar geniş bir yol yapılabilirdi. Ne de o kayalıklar düzleştirilip tarım arazileri kazandırıla bilirdi. Aslında o köyde hiçbir konuşma yapılmasa da olurdu. Zira kafalarını giyotin altına soksalar, CHP ye oy verirseniz kafanızı keseceğiz deseler dahi o köyde başka bir partiye oy çıkmazdı. Bu arkadaşımızın o köyde yapmış olduğu gaf her zaman kulağıma küpe olmuştur. Bu yüzden milletvekili adaylarımızın da aynı hataya düşmelerine izin vermedim.
Çavuşköy, Musabey köyü, Kesikköy ve dördüncü köy olarak da Maltepe köyüne gitmiştik. Dört köyde de yapmış olduğum konuşmalar çok etkili olmuştu. Peşimizden ANAP lılar da aynı köylere gitmişler ama köylülerden hiç yüz bulmamışlar. Maltepe köyünde de aynı durumla karşılaştıklarından eski CHP li ağabeyimiz Cumhur Kayacan köylülere ne oluyor böyle? Neden bu köylüler bizi dinlemek istemiyorlar diye sorduğunda köylülerden biri az önce Özcan Nevres burada konuştu. Öyle bir konuşma yaptı ki, o konuşmasından sonra sizi kimse dinlemez demiş. Bunun üzerine Cumhur Kayacan kalkın arkadaşlar gidiyoruz diyerek kahvehaneyi terk etmişler. Peki bu niye böyle olmuştu? O köyün tüm kanayan yaralarını çok iyi bildiğimden kaynaklanmıştı. Hazineye ait beş bin dönümlük bir arazi bir ağanın işgali altındaydı. Bu işgali kaldıracağımızı ve ovalarının sulama sorununu çözeceğimizi anlatmıştım. Zira sulama uğruna o köyde birçok cinayetler işlenmişti. Politikacı bir yöreye propagandaya gitmeden önce o yöre halkının ne istediğini iyice öğrenmesi gerekir. Bunu yapmazsa hiçbir zaman başarılı olamaz.
CHP lilere çok önemli bir uyarıda bulunayım. Foça ADD nin düzenlediği bir panelde bakınız İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal CHP liler için ne diyor? Ya kendilerini toparlarlar Atatürk’ün partisi gibi olurlar. Ya biz Atatürk’ün partisini gerçek anlamda halkla beraber başka şekilde yaratır, yürür gideriz diyor. Bu durumda ya CHP altı oklu umdelerine geri dönecek. Ya da CHP içinden yeni bir Atatürkçü parti doğacaktır. Böylece bir bölünmenin işaretini vermektedir. Böyle bir bölünmeye ise artık sosyal demokratların tahammülü yoktur.
Özcan Nevres ozcan.nevres@gmail.com
www.ozcannevres.com

(Bugün 1, toplamda 40 kez ziyaret edildi.)