Sıra Kaddafi’de mi?

Tunus ve Mısır’dan sonra sıra hangi ülkede derken, olaylar akla gelmeyen Libya’da patlak verdi. Oysa sırada olarak Yemen, Suudiarabistan ve Lübnan gösteriliyordu. Libya’nın akla gelmemesi ise Libya Lideri Kaddafi’nin ülkesini demir yumrukla yönetiliyor olmasıydı. Güneş çarığı, çarık da ayağı sıkar. Ülkesinin yüksek gelirini kendine ve yandaşlarına dağıtan diktatörler yaşadıkları lüks hayatın rehavetiyle halkın yoksulluğunu göremiyorlardı. Ya da görmek istemiyorlardı.

Kaddafi iktidarın ilk döneminde bağımsızlık tutkunlarının idolüydü. Halkı ezilen ülkeler için kurtuluşun simgesiydi. Türkiye Kıbrıs harekatını başlatmadan önce Türk semalarında Libya Lideri Kaddafi’nin gönderdiği Fantomlar uçuyorlardı. Kıbrıs harekatında Türkiye’yi en çok destekleyen ülke Libya idi. Ne yazık ki Kuzey Kıbrıs devletinin tanınmasında Libya Pakistan gibi geri adım atmıştı. Ve Kuzey Kıbrıs devletini tanımamıştı.

Toprağının her karışından petrol fışkıran Libya’da petrolün gelirinden halk değil, yönetenler yararlanıyorlardı. Yönetenler olağanüstü zenginleşirken halk olabildiğince fakirleşiyordu. Petrol gelirleri, ilerideki petrolsüz bir gelecek için yatırımlara yatırılması gerekirken, petrol gelirlerini har vurup harman savuruyorlardı. Kalkınma için yapılan ihalelerde ihaleyi alan firmaların hak edişlerini bile ödemiyorlardı. Bu yüzden Türk Hükümeti ile Libya hükümetleri arasında defalarca anlaşma masasına oturulmuş, kaybeden taraf hep Türkiye olmuştu. Libya sıkıştığında borcunu petrol ile ödeyeceğini taahhüt ediyordu ama çoğu kez ödemeleri savsaklıyordu. Buna rağmen Türk iş adamları Libya ile iş yapmakta hiçbir sakınca görmüyorlardı. Son günlerde yaşananlar sırasında hükümetimizden bir açıklama yapıldı. Libya’da zarara uğrayanların zararları hükümetimiz tarafından karşılanacaktır denildi. Para yok diyerek memurun, işçinin ve emeklilerin maaşlarına ancak sadaka vari zamlar yapan hükümetimiz, iş adamlarımızın uğradıkları zararları ödemekte hiç para sıkıntısı çekmiyor. Libya’da iş yapan iş adamları şantiyelerindeki araç ve gereçlerini, malzemelerini sigortalatmamışlar mı? Eğer sigorta yaptırmışlarsa zarar ve ziyanı sigorta şirketleri ödesin. Türkiye değil.

Türkiye’nin Libya’da iş tutmuş olan yurttaşlarımızı elden geldiğince hızlı bir şekilde tahliye edilmelerini sağlaması gerekir. Olaylar patlak verdiği anda yöneticilerimizin hava alanlarının kapatılacağını hesap ederek hızlı gemilerini hemen yola çıkarmalıydı. İnşallah yurttaşlarımızın başlarına kötü şeyler gelmeden tahliyeleri sağlanılabilir.

Fransız ihtilali için tarihçiler şöyle diyorlardı. Şüphesiz Jan Jak Russo dünyaya gelmeseydi Fransız ihtilali yine olacaktı. Ama ihtilaller müstebitlerin kafalarını bu denli hızlı uçurmayacaktı. Arap ülkelerinin başında da ihtilal rüzgarları esiyor. Arap yöneticiler ya savrukça para harcamaktan vazgeçip halkın kalkınmasına yönelecekler ve paralarını halkın kalkınmasına harcayacaklar. Ya da pılılarını pırtılarını toplayıp ülkelerini terk edenlerin kervanına katılacaklardır. Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 34 kez ziyaret edildi.)