Tarımda Neden Başarısız

Tarımda Neden Başarısız
Tarımda neden başarısıza verilecek en güzel yanıt nereye ne dikeceğimizi ve nasıl dikeceğimizi bilmediğimizdendir. Yıllar önce Halkçı Parti İlçe Başkanı olarak gittiğim Alaniçi köyünde köylüler benden tütün dikme izni çıkarmamı istemişlerdi. Kendilerine böyle bir isteğe asla olumlu bakamayacağımı söylediğimde arazilerimizde tütünden başka tarım yapamayız demişlerdi. Ben de elma yetiştirin demiştim. Su yok ki elma yetiştirelim dediler. Sordum? Siz şu yoğurtçu kalesine hiç gittiniz mi diye? Ömrümüz o civarda geçti dediler. Oraya ben de gittim. Bilek kalınlığında akan onlarca maslak gördüm(Sürekli akan su) O suları bir araya toplarsanız köyünüz elma tarımıyla kalkınır dedim. Aldığım yanıt ise çok ilginçti. Kim uğraşır o işlerle? Uğraşmazlarsa üç beş keçinin veya ineğin peşinde sürünerek yaşarlar.
Aynı durumla Menemen’in Belen köyünde karşılaşmıştım. Köylüler arazimiz dar yetmiyor dediklerinde Nion şehir devletinin harabelerinin olduğu yeri işaret ederek siz bu kaleye hiç gittiniz mi diye sordum. Çok gittik dediler. Oradaki melengiç fışkılarını ve taş dibekleri gördünüz mü diye sordum. Gördük dediler. Peki, o dibekler ne işe yarıyor dediğimde hayvan sulamaya yarıyor dediler. İyi ama o dibeklerin çevresinde su yok. Nasıl oluyor da hayvan sulamakta kullanılıyor dedim ve devam ettim. O dibeklerin çevresindeki melengiç fışkılarına çitlembik aşılanıyordu. Ağaçlar ürün vermeye başladığında çitlembik meyveleri o dibeklerde dövülüp yağı çıkarılıyordu. Çıkarılan yağlar ilaç ve kozmetik sanayisinde kullanılmak üzere Avrupa ülkelerine iyi paraya satıyorlardı. Oho dediler. O işle kim uğraşır?
Zonguldak’ın bir köyündeyiz. Gelinimizin anne ve babasının doğduğu ve büyüdükleri köy. Olabildiğine bitek bir toprak ve gürül, gürül akan onlarca maslak var. Üstelik etrafı dağlarla çevrili olduğu için oldukça kuytu bir yer. Gelinime burası seracılık için çok ideal bir yer. Neden seracılık yapan yok dediğimde gelinim seracılığın ne olduğunu kimse bilmiyor ki dedi. Peki, bu ülkede il ve ilçe tarım müdürlükleri ne iş yapıyor? Görevleri bu gibi yerleri tespit edip yöre halkına önderlik yapmak değil mi? Yöre halkı seracılığı bilmiyorsa tarım müdürlükleri öğretsinler.
Sulanan bağların ve meyve bahçelerinin altları sürülmez. Sürülmemesi gerekir. Zira bitkiye yararlı olan kökler çok yüzeydedir. Ağaçların altı işlendiğinde bu yararlı kökler zarar görür. Bu yüzden de üzüm asmalarında ve meyve ağaçlarında verim ve kalite düşer. Bağ dikiminde araya traktör sabanları girsin diye sıra aralıkları çok geniş tutulur. Bağcılar asmaların arasını sürmekten vaz geçtiklerinde iki sıranın arasına bir sıra daha asma dikebilirler. Bu da verimin en az iki kat artması demektir.
Zaman, zaman seyahatlere çıkarım. Yol boyunda gördüğüm boş araziler içimi acıtırlar. O boş arazilerde neler yetiştirilmez ki? Rahmetli Bülent Ecevit’in çok beğendiğim bir sözü vardı. İşlenen araziden arazi vergisi almayacağız. Arazi vergisini işlenmeyen arazilerden alacağız demişti. Ne yazık ki bu söylediği hiçbir zaman uygulanmadı.
Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 39 kez ziyaret edildi.)