Torpilli Atamalar

Torpilli Atamalar

CHP milletvekili Sayın Haluk Koç AKP lilerin yaptıkları torpilli atamaları açıklamaya devam ediyor. İşin ilginç yanı bu atananların tamamı neredeyse hepsi müşavir adı altında atanmışlar. Peki, müşavirin anlamı nedir? Danışmanlıkla eş anlamlı kullanılsa da esas anlamı başvurulara yol göstermektir. Değerli okuyucularım gördünüz mü ne kadar önemli bir görev bu. Hemen, hemen her resmi ve gayri resmi dairelerde danışmanlık vardır. Bunlar diğer işçi ve memurların almış oldukları maaşı alırlar. Müşavirler ise kariyerlerine uygun oldukça dolgun maaş alırlar. Geçmişte bir ayyaşı bir resmi kuruma danışman olarak alacaklardı. Konu ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bu kurumda bu kişiye neyi danışacaklar? İçkinin en güzel nasıl içileceğini mi? Şuna açıkça gereksiz işler danışmanı deseler daha uygun olmaz mı? Ne yazık ki ülkemizde birçok kurum uzman adıyla uzman olmayanlarla doldurulmuştur.

Bin dokuz yüz seksen üç yılında Menemen’de Halkçı Parti ilçe başkanıydım. O yıl Menemen ovası susuzluktan kavruluyordu. Seçim propagandalarında tüm ova köylerinde bu konuyu işliyordum. Eğer seçimi Halkçı Parti kazanırsa sulama kanallarına yaz kış su bırakacağız. Susuzluktan meyve ağaçlarında meyveler buruşuyor, sebzeler kuruyordu. Partilere tercihli telefon verildiği halde ben almamıştım. Zira ipini koparan uzaklardaki, hatta Avrupa’daki akrabalarını arayarak ağır ödemeler yapmamıza neden olacaklardı. Bu nedenle gerekli aramaları postaneden yapardım. Çiftçilerimizin su konusunu Tarım Bakanlığına iletecek ve Gediz’in denize boşa akmakta olan suyunun sulama kanallarına akıtılmasını isteyecektim. Telefona yanıt verene susuzluk konusunu anlattığımda şaşırtıcı bir yanıt almıştım. Tamam, bey efendi ben dileğinizi enerji bakanlığına iletirim demişti. Ben de bey efendi siz elektrik mühendisi misiniz diye sordum? Evet dedi. Nasıl anladınız? Ülkemizin kaderi bu olduğundan. Tarım bakanlığında elektrik mühendisi çalıştırılır. Enerji bakanlığında da tarım mühendisi. Bu sayede işler çorbaya döner. Kimin ne yaptığı ne yapacağı bilinmez. Bey efendi siz bana hakaret ediyorsunuz dediğinde nasıl algılıyorsanız öyledir diyerek telefonu kapattım. Bu konuşmamı dinleyen bir PTT memuru arkadaşlarına bizim başkan başına bela arıyor. Hiç devlet memuru ile öyle konuşulur mu demiş? Bunu bana ilettiklerinde ona söylediklerim az bile. Ülkemizin gerçeği budur. Kimsenin gocunmaya hakkı yok demiştim.

Bu müşavir olarak atananlardan birine gittiniz. Bir konuda kendisinden bir konuyu öğrenmek istediğinizde size yol gösterebilecek mi? Sizi aydınlata bilecek mi? Ya başından savacaktır. Ya da yanlış bir yöne yönlendirecektir. Peki, bu uzman olmayan uzmanlar atanmış oldukları yerlerde ne işe yarayacaktır? Kuru kalabalıktan başka ne olabilirler ki?

Türkiye’yi yönetenler adama göre iş anlayışından kurtulamadığı sürece kalkınma denilen olgu asla gerçekleşemez. KİT lerin zarara etmesine neden olan bu olgu değil miydi? Bu kafa yüzünden kamuya ait fabrikalar yok pahasına yandaşlara satıldı. Bu kafa yüzünden işsizlik çığ gibi büyüdü ve yüzde on üçlere tırmandı. KİT ler satılırken KİT lerin satılmasına alkış tutan işsizlere selam olsun.

Özcan Nevres     ozcan.nevres@gmail.com

(Bugün 1, toplamda 43 kez ziyaret edildi.)