Vekile Bak Vekile

Vekile Bak Vekile
Bütçe görüşmelerinde bırakınız normal bir ortamı, sokak kültüründe, daha doğrusu sokak kültürsüzlüğünde bile kullanılmaması gereken sözler kullanıldı. Özellikle eğitimci kimliği olan Sayın Muharrem İnce’ye siktir kelimesini yakıştıramadım. AKP milletvekili Zeyit Aslan’a gelince sarf ettiği küfürler değil bir milletvekiline sokak çocuklarına bile yakışmaz. Neyse ki facebook ta kendisine yağdırılan hakaretlerle ektiğini biçiyor.
Bin dokuz yüz seksen dört yerel seçimlerinde Menemen’de belediye başkanlığına aday olan dört kişiyiz. Parti merkezimizde bir çay partisi düzenleyerek parti başkanlarını ve adayları davet etmiştim. Konuklarımıza hoş geldinizle başlayan konuşmamda hepimiz ülkemize ve yaşadığımız bu beldeye hizmet yarışı içindeyiz. Bu hizmet yarışında neler yapmayı düşündüğümüzü halkımıza anlatırken hiçbir şekilde belden aşağı vurmamalıyız. Atalarımızın bir sözü vardır. Kem söz sahibine aittir derler. Bu atasözümüz bize küfür etmemizi öğütler dedim. Kimse itiraz etmedi. Parti çok sıcak bir hava içinde geçti. O da nesi? Konuşmamın üzerinden bir gün daha geçmeden Anavatan partisinin parti başkanı Doğruyol partisinin belediye başkan adayına küfürlerle dolu ağır bir saldırı başlattı. Onlar iki sağ partiydi. SODEP ve Halkçı parti de iki sosyal demokrat partiydi. Anaplılar bunu yapar da Sodepliler durur muydu? Onlar da bana saldırmaya başladılar. Onlarda küfür yoktu ama tehditler vardı. Sodep adayı Selim Ağanın kahvehanesinde yaptığı konuşmada eğer Özcan Nevres seçilirse size boklu kanalın suyunu içirecek dediği bilgisi bana ulaştırılmıştı. Yani yılanın deliğine çomak sokmuştu. Ertesi günün gecesinde Mehmet Emin ağabeyimizin kahvehanesinde toplandık. Konuşmaya başladığımda sosyal demokrat olduğunu söyleyen bir partinin adayı seçildiğim takdirde ki bundan tüm Menemenlileri tenzih ederim. Boklu kanalın suyunu Menemenlilere içireceğimi söylemiş. Sodepliler Menemen’de adam kalmamış gibi adaylarını Samsun’dan ithal etmişler. Ben doğma büyüme Menemenliyim. Tabiri caiz ise ayağımda don bile yokken yalınayak başıkabak bu topraklarda basmadığım toprak kalmamıştır. Oysa Sodep’in adayı Samsun’da doğup büyümüş biridir. Nereden bilsin Tahtalı gölü? Nereden bilsin o gölde kaynamakta olan lezzetli suyun tahliye kanalıyla boklu kanala akıtıldığını. Ben bunları bilmediği için o arkadaşı kınamayacağım. Arkadaşımız inşaat mühendisidir. Yani üniversite mezunudur. Çok önemli bir doğa yasası vardır. Su yokuş yukarı akmaz. Hep iniş aşağı akar. Tahtalı göl boklu kanaldan yüksekte olduğu için kaynayan suyu boklu kanala akar. Arkadaşımız ne yazık ki bu önemli yasayı öğrenemeden üniversiteden mezun edilmiş. O değil kendisine bu önemli yasayı öğretmeden mezun eden üniversite utansın dedim. Ertesi günü yaptıkları toplantıda benden alenen özür dilemişti. Sonra ne mi oldu? En çok saldırıya uğrayan Doğruyol partisinin adayı seçimi kazanmıştı. Tek oy alamaz dedikleri Halkçı parti ile küfürü seçim malzemesi yapan ANAP adayı yaptığı onca masrafa rağmen biner oy ala bilmişti. Yani küfürbazlar ve saldırganlar seçimi kaybetmişlerdi. Zeyit Aslan’ın küfürleri de AKP ye hiçbir kazanç sağlamayacağı gibi büyük oranda oy kaybına uğramaya neden olacaktır. Parti başkanlığım sırasında yönetimimdeki bir arkadaşım Halkçı Partiye oy vermeyenlere küfür etmişti. Hemen yönetim kurulu ile bir toplantı yaparak bu küfürbazı hem yönetimden hem de parti üyeliğinden atmıştım. Bakalım AKP yönetimi ne yapacak? Zeyit Aslan’ı yaptığının bedelini ödeterek partiden ihraç edecek mi? Bunu zamanla göreceğiz.
Özcan Nevres ozcan.nevres@gmail.com

(Bugün 1, toplamda 43 kez ziyaret edildi.)