Wikileaks Kasırgası

Irak ve Afganistan ile ilgili gizli belgeleri yayınlayan ve Amerika’yı köşeye sıkıştıran İnternet sitesi Wikileaks yeni bombalarını patlatmayı sürdürüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı ile, dünyadaki tüm elçilikleri arasındaki yazışmaları içeren iki milyon yedi yüz bin gizli belgeyi kamu oyuna açıklamaya başladı. Açıklamalar özellikle Rusya, İsrail, Türkiye ve Kanada ilişkilerini zora sokacak bilgiler içeriyor. Bu açıklamaların Türkiye ile ilgili bölümü bomba etkisi yaptı bile. Açıklamalar ana muhalefet lideri ile Başbakan arasında hoş olmayan, oldukça tehlikeli bir söz düellosuna neden olmuş durumda. Yapılan tartışmalardaki üslup biz bu filmi daha önce görmüştük dedirtecek bir konumda. Menderes ile İnönü, Bülent Ecevit ile Süleyman Demirel arasındaki sert tartışmaların ülkemizi nerelere götürdüğü belleklerden silinmemiş durumda. Tarihin tekerrür etmemesi için liderlerin itidalli davranmaları gerekir.

Ah şu İnternet yok mu? İyi kullanıldığında muhteşem bir bilgi kaynağı. Kötü kullanıldığında ise iktidarlar yıkan, aile düzenini bozan, yuvalar yıkan bir bilgi ve iletişim kaynağı. Aileler kendi rahatları için iki yaşındaki bebeklerini bile bilgisayar başına oturtup çizgi film izlettirebiliyor. Daha sonraki aşamada ise gelsin şiddet oyunları. Buna rağmen okul çağında ise bilgisayar müthiş bir bilgi kaynağı ama şayet doğru kullanılırsa.

Torunum Can’da henüz iki yaşındayken bilgisayar karşısına oturtulmuş bir çocuktu. Üç yaşındayken en büyük zevki şiddet oyunlarını izlemekti. Artık onu çizgi filmler pek ilgilendirmiyordu. İşin kötüsü o kendisini şiddet oyunlarının kahramanları ile özdeşleştiriyordu. Bir gün arabamla dik bir yokuşu çıkarken karşılaştığımız araba trafik kurallarına göre bana yol vermesi gerekiyordu ama belli ki bu kurallar o sürücüyü ilgilendirmiyordu. Can henüz altı yaşındaydı. Öfkeyle, dede durdur şu arabayı. Gidip şu adama iki tekme vurup bir de kafa koyup geleyim demez mi? Belli ki o kendini vurduğunu deviren o şiddet oyunlarındaki kahramanlardan biri zannediyordu. Bu durum onun için tehlike sinyalleri veriyordu. Eve gittiğimizde babasına bilgisayardaki tüm şiddet oyunlarını kaldır. Aksi halde bunun bedeli çok ağır olur dedim. Neyse ki Can benim uyarılarımı iyi algılar. Uyarılarım sayesinde artık şiddet oyunları değil belgeseller izliyor. Bu sayede de her karne döneminde takdir belgesi alıyor.

İnternet dünyası sürprizlerle doludur. Kimilerine yuva kurdurur. Kimilerinin ise yuvalarının yıkılmasına neden olur. Bazen de ölümcül kavgalara neden olur. Bir İnternet kafesinde iki genç aynı yerde olduklarından habersiz küfürleşmeye başlarlar. Biri diğerine erkeksen falan kafeye gel der. İkisi de dışarı çıkarlar. Bu karşılaşmanın sonucunda biri mezara, diğeri de cezaevine gider.

Bir erkekle kadın çetleşmeye başlarlar. Önce arkadaşça başlayan yazışmalar bir büyük aşka dönüşür. Sonunda buluşmaya karar verirler. Kararlaştırdıkları yere vardıklarında ikisi de şok olurlar. Zira kadın erkeğin eşidir. Bu karşılaşmadan sonra soluğu boşanma mahkemesinde alırlar.

İnternet tuzaklarla doludur. Bu nedenle çocuklarımızı tehlikeli olacak yazışmalardan mutlaka uzak tutmalıyız. Tehlikeli diye de bilgisayarı yasaklamamak gerekir.

Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 36 kez ziyaret edildi.)