Ya Öyle mi Hanımefendi

Ya Öyle mi Hanımefendi
Şu evlenme programlarını eğlenceli bulduğum için izliyorum. Biraz da hep aynı konuyu işleyen, ağırlıklı olarak şiddet içeren dizi filmlerden nefret ediyor olmamdan kaynaklanıyor. Bu evlenme programlarında yurdum insanlarını çok daha iyi tanıma fırsatını buluyorum. Bu programları izlerken bir kadının eşine şirretçe hakaretlerini duyar gibi oluyorum. O ses diyor ki, adam bak şu kadına. Yaşı atmışı geçmiş ama evleneceği erkekten neler istiyor neler. Sen ne aldın bana be adam? Bedavaya gittim ben bedavaya. Adam bu hakaretleri sineye çekecek kadar sabırlıysa kavga çıkmaz ama mutlaka erkeğin içinde bir yara oluşturur. Eğer sabırsız biriyse sana yaptıklarım çok bile der ve esaslı bir kavga kızışır. Sonu boşanmaya kadar bile gidebilir. Bu nedenle bu programları yayınlatanları ve dolayısıyla RÜTÜK ü kınıyorum. Her kadın tam olarak olgunlaşmamış olabilir. Olgunlaşmamış olanlar bu programlardan çok kötü etkilenebilir. Bazı erkeklerin ve bazı kadınların bu evlilik programlarda aşağılanıyor olmaları da cabası.
Yirmili yaşlarda bir genç bir bayana talip olarak geliyor. Genç doğuludur ve doğulu geleneklerine ve göreneklerine göre yetişmiş. Bu nedenle talip olduğu hanıma ben evlendiğimde eşimin çalışmasını istemem deyince kıyamet kopuyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Oysa orada konuşması gereken talip olunan bayandır. Bir ara kıvrak bir hava çalındığında sahneye fırlayan, beyaz donunu göstere, göstere dans edip kıvıran bir hanım bu davranışlarıyla kendisini çok entel sayıyor ki delikanlıya bir hayli tepeden bakarak senin eğitimin ne diye soruyor. Delikanlı ilkokul deyince dansöz eskisi öyle bir burun kıvırıyor ki, inanılacak gibi değil. Mimikleri sanki ilkokul mezunundan adam mı olur diyor gibi. Delikanlı iyi bir yanıt veriyor ama dinleyen kim. Delikanlı yüksek okullarda okumakla adam olunmaz. Nice ilkokul mezunu var ki bazı üniversite mezunları eline su dökemez. Doğrudur. O bayana sormak gerekir. Gelmiş geçmiş yılların en büyük mimarı Mimar Sinan hangi üniversiteden mezun olmuştu? Ya on yıl iyi kötü Türkiye’yi yöneten Rahmetli Adnan Menderes ile Celal Bayar hangi üniversiteden mezundu? Ya medarı iftiharımız Yaşar Kemal hangi üniversiteden mezun olmuştu? Yaşar Kemal hayat üniversitesinden, yani Çukurova’nın pamuk tarlalarından mezun olmuştur. Yaşamın en ağır koşullarında yoğrularak kariyerini elde etmiştir. İlginçtir. Bu satırların yazarı da Yaşar Kemal gibi ortaokul ikiden terktir. Büyük yazarlarımızdan Orhan Kemal ise ortaokul üçten terktir.
İnsanın kendisini en iyi şekilde yetiştirmesi için ilkokul bir anahtardır. Bu anahtar iyi kullanılırsa her kapıyı açar. Bin dokuz yüz atmış altı yılında yüksek öğrenim gençleri bir münazara (tartışma) hazırlamışlardı. Dörder kişiden oluşan iki grup yarışacaktı. Grubun birinden son anda ayrılma kararı alan bir genç yüzünden tartışma programı başlamadan bitecekti. Son anda Halk Eğitim Merkezi Müdürü Kemal Bey beni önermiş. Grubun gençleri bana gelip katılmamı rica ettiklerinde ne yanıt vereceğimi bilemedim. Israr ettiklerinde tamam katılırım ama her bölümde son konuşmacı olursam dedim. Kabul ettiler. İş yerimi kapatıp tartışmanın yapılacağı salona gittim. Karşı grupta çok takdir ettiğim Sağlık Memuru Ahmet Özdemir adlı bir arkadaşım vardı. Sonradan iki dönem de Yatağan’a belediye başkanı seçilmişti. O gece çekilmiş olan fotoğraf halen www.ozcannevres.com adlı sitemde giriş sayfasında yayınlanmaktadır. Grubumdaki gençler dökülüyorlardı. Gerçi karşı grupta da durum pek farklı değildi. O grubun lokomotifi Ahmet Özdemir’di. Grubumda ise lokomotif bendim. Aldığım yüz puanla grubumun prestijini kurtarmış oldum. Bu da ilkokul eğitiminin yaşam boyu en iyi anahtar olduğunu gösterir. Gösterir ama o bayana bunu nasıl anlatabilirler?
Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 75 kez ziyaret edildi.)