Yapay Ballardaki Tehlike

Yapay Ballardaki Tehlike
Milliyet gazetesinin yaptığı bir araştırmanın sonucuna göre televizyonlarda reklamı yapılan balların sağlığa oldukça zararlı olduğu açıklandı. Habere göre yapay ballar GDO lu mısırlardan elde edilen melaslarla imal edildiği için başta kanser olmak üzere birçok hastalığa neden oluyor. Aslında bana da bu konuda duyumlar geliyordu. Bazı bal zedeler aldıkları balın çok kötü olduğunu söylüyorlardı. Ben de güvenli marketlerden kavanozunu on bir buçuk liraya almak varken hangi akla hizmet ederek bilmediğiniz o balları satın alıyorsunuz diyorum. Balın insan sağlığında ve beslenmesinde çok önemli yeri vardır. Yeter ki hangi balı yememiz gerektiğini bilelim. Bilelim ki satın aldığımız çiçek balı iki ay içerisinde şekerleniyorsa o bal sağlığımıza ve beslenmemize yararlı olan baldır. Alacağımız balın şekerlenmemesini diğer deyimiyle donmamasını istiyorsak çam balı satın almalıyız. Çam balı damak zevkine uygundur ama çiçek balı kadar sağlıklı değildir. Zira çam balını arılar çam ağaçlarında yaşayan basra böceğinin salgısından üretmektedirler. Yani çam ballarında, çiçek ballarındaki gibi bin bir çiçekten üretilme özelliği yoktur.
Hızlarını alamayan televizyon balcıları şimdide yüz liraya beş kilo süzme bal veya beş kilo petek balı vermektedirler. Her ikisinin yanında da bir küçük kavanoz çörek otu vermektedirler. Evimden çörek otu hiç eksik olmaz. Zira ekmek makinemizde ürettiğimiz ekmeğimize mutlaka bir avuç çörek otu koyarız. Hediye ettikleri çörek otu çok pahalı bir ürün değildir. Okurlarımın bu reklamlara aldanmamaları gerekir. Çörek otunun yararı tartışılmaz ama petek balı tartışılır. Zira bal petekleri doğal değildir. Bal mumundan üretilmektedir. Bu nedenle de sağlığa yararlı değil zararlıdır.
Televizyonlarda pazarlanan ballar için afla toksinli olabileceğine dair kuşkum vardı. Mısır melasından üretilme sahte bal olacağı aklımın kenarından bile geçmemişti. Zira birkaç yıl önce Avrupa ülkelerine ihraç edilen ballarımızda afla toksin bulunduğu için geri gönderilmişti. Kesinlikle biliyorum ki o ballar imha edilmedi ve Türkiye’nin iç piyasasında satılarak tüketildi. Ballarda afla toksin bulunmasının nedeni arı kovanlarına dadanan böcekleri ve güveleri yok etmek için kovanlara konulan zehirli tarım ilaçlarıydı. Bal üreticiliği yapan arıcıların bazıları işin kolayına kaçarak kovanlarda tarım ilaçları kullanıyorlardı. İşini seven ve halkın sağlığına önem veren arıcılar ise kovanlarının içine şaloma ile ateş tutarak zararlıları yok ediyorlardı. Avrupa’dan geri dönen ballar yüzünden bal fiyatları taban yapmıştı. Bu nedenle arıcılar çok zarar etmişlerdi. Bu nedenle artık hiçbir arıcı kovanlarında tarım ilacı kullanmamaktadırlar. Eğer kullanan olursa toptan bal alan firmalara satamazlar. Ancak yol kenarlarında satarak ellerindeki balları satmaya çalışırlar.
Yıllar önce Datça’da çalışırken Reşadiye İlkokulu Müdürü Erdinç Sarı benden buzdolabı tamirinde kullanmakta olduğum şalomayı ödünç istemişti. Verdim ama nerede kullanacağını da merak ettim. Yanına gittiğimde şaloma ateşini kovanların içine tuttuğunu gördüm. Kovanlara böcek ve güve dadandığını ilk defa orada öğrendim. Daha sonra İzmir’e gittiğimde Erdinç Sarı için onun işine daha iyi yarayacak bir şaloma alıverdim.
Türkiye’de arı sütünü ilk defa Muğlalı ilkokul öğretmeni Kemal Aladağ üretip tanıtmıştı. Arı sütü piyasada iyi tutunmuştu. Konuyu Erdinç Sarı’ya açtım. Arı sütü yararlıdır ama usulüne uygun olarak kovandan alınırsa dedi. Arı sütünün kovandan alınırken çok karanlıkta alınması gerekir. Alındıktan sonra da hiç ışık almaması gerekir. Bana göre sağlığa yararlı arı sütü elde etmek olanaksızdır. Polen en az arı sütü kadar yararlıdır. Bu nedenle arı sütündense poleni yeğlemek gerekir dedi.
Sağlıklı bir ürün olan baldan yararlanmak istiyorsak güvenilir marketlerden almamız gerekir. Aksi halde sağlığımızdan oluruz. Zira mısır melasından üretilen sahte balların kanserojen olduğu kanser uzmanları tarafından ısrarla vurgulanmaktadır.
Özcan Nevres

(Bugün 1, toplamda 125 kez ziyaret edildi.)