Balık Ekmek

Yıllardır Galata köprüsünün önünde teknelerden halka balık ekmek satılmaktaydı. Nice söylentilere rağmen bu teknelerin müşterisi hiçbir zaman eksilmiyordu. Güya bu teknelerde satılan balıklar köpek balıklarıydı. Balık ekmek sevdalıları lokanta sahiplerinin uydurdukları bu yalanı hiç önemsemiyorlardı. 1956/ 57 yıllarında askerliğim sırasında köprü altında çok dolaştığım halde köprü altında balık ekmek yemeye hiç özenmedim. Meğer köprü altında balık ekmek yemekten büyük zevk alan nice ünlüler varmış. Bunlardan biri ünlü bir yazarımızın eşiydi. Ümran hanım bir gün eşime “köprü altına balık ekmek yemeye gidiyor musun?” diye sordu. Eşim hiç gitmedim deyince, “nasıl olur? Orada balık ekmek yemeye bayılıyorum. İstanbul’a her gidişimde mutlaka köprü altına gider doyasıya balık ekmek yerim” dedi. Benim bildiğimin dışında kim bilir daha nice ünlüler orada balık ekmek yiyorlardı.

Balıkçıların orada kime ne zararı olduğunu anlamak olası değil. Zararları olsa olsa lokantacılaradır. Köprü altındaki gezintilerim sırasında nice turistin balık ekmek yediklerini gördüm. İçlerinde kim bilir kaç tanesi köprü altında balık ekmek yeme tutkunu olmuştu. Yenilerde İstanbul’a geldiklerinde aynı damak zevkini yaşamak için köprü altına gittiklerinde balıkçı teknelerini göremeyince doğrusu ne düşüneceklerini merak ediyorum.

***

Irakta vahşet devam ediyor. Din adına yaptıklarını söyledikleri vahşeti görmeye çağdaş insanların yürekleri dayanmıyor. Ekmek parası için Irak’ta bulunana günahsız insanların bu şekilde canavarca katledilmesini hiçbir sağ duyulu insan onaylamaz. Ünlü iş adamı Ali Haydar Veziroğlu bir yıldır önemli işler aldığı Irak’ta on işçisinin kaçırılması üzerine işlerini dondurma kararı almış bulunuyor.

Hey gidi günler hey. 1960 yılında CHP Menemen yöneticileri olarak Emiralem’in Telekler köyüne bir okul inşa ettirilmesi kararı almıştık. Yaptığımız baş vuru olumlu sonuç vermiş ve okul işi ihaleye çıkarılmıştı. Telekler köyünün yolu yok. Bu nedenle ihaleye ilgi gösteren de yok. İhaleyi pazarlık usulüyle genç bir müteahhit olan Ali Haydar Veziroğlu almıştı. Okulun tüm malzemesini eşekler ve atlarla taşıttırmıştı. Aldığı işten bırakın kar etmeyi zarar bile etmişti. İşi sonuna kadar götürmüş, hiç bir şekilde ek ücret istememişti. Bir CHP li olarak bu okulda benim de katkım olsun demişti. Belki de onu zirveye bu dürüstlüğü taşımıştı. Irak’ta işlerini dondurarak yine aynı dürüstlüğü göstermiştir.

***

Kapkaç olayları tam gaz sürüp gidiyor. Bir genç kızımız omzundaki çanta yüzünden otuz metre yerlerde sürükleniyor. Neyse ki canından olmadan kurtuluyor. Nereye varacak bu kapkaççılığın sonu. Ağır suç kapsamına alınmadıkça bu ahlaksızlığın sonu gelir mi? Bir de son günlerde sarhoş sürücülerin neden olduğu kazalar oldukça arttı. Alkollü olarak direksiyona geçmeyi belli ki para cezaları önleyemeyecek. Bunun için de cezaların arttırılması gerekir. Bu gün E-5 teki alt geçitten geçerken bir arabanın keskin virajı alamayacak bir hızla alt geçide girdiğini fark edince frene bastım. Eğer basmasaydım çarpışmamız kaçınılmaz olacaktı. Bir de bağırıyor özür dilerim diye. Çok genç biri. Belki de on sekiz yaşını doldurmuş değil. O virajın görünmeyen yanında bu denli hızlı ve açıktan girmenin alemi ne? Bir çarpışma olsaydı kendisine de yazık olmayacak mıydı? Allah akıl fikir ihsan etsin demekten başka elden ne gelir?

(Bugün 1, toplamda 65 kez ziyaret edildi.)