SEVGİNİN BEDELİ Canından çok sevdiği, Aysel’in bir başkasıyla evlendirilmek istendiğini duyduğunda inanmak istememişti. Telefonla kaç kez aramasına rağmen telefona tanımadığı kişiler çıkıyor ve hepsi sözleşmişler gibi, Burada Aysel adında bir kimse yok diyorlardı. Her ne kadar inanmak istemese de bu olanlar Aysel’i yitirdiği anlamını taşıyordu. Kahrından ölecek gibiydi. Masasının üzerinde duran çerçeveyi önüne çekti. Çerçeve …
Yazar arşivleri: Özcan Nevres
SEVEREK AYRILALIM
Severek Ayrılalım Bu onunla son buluşmamız olacaktı. Gönderdiği mektupta ailesinin isteğiyle bir akrabasıyla evleneceğini ve son kez buluşacağımızı yazmıştı. Onu zaten hiçbir zaman çözememiştim. Hiç yoktan darılır gider, aramadığımda da, aramadığım için gücenirdi. Niye aramadın diye de sitem ederdi. Belki aklınca naz ediyordu ama, çekilmez oluyordu. Mektubunu aldığımda içimde sanki bir şey cız etmişti. Ondan …
PRENSESİN ÖLÜMÜ Larissa (Larisa) krallığının üzerine çöken kara bulutlar bir türlü dağılmak bilmiyordu. Larissa krallığına bağlı on iki devletin en güçlüsü kyme (Kime) güçlü ordusuyla Larissa’ya saldırmış, kaleyi savunan savaşçılar, savunmalarını son nefeslerine kadar sürdürmüşlerse de, saldırıyı püskürtememişlerdi. Surları aşıp kente giren Kyme savaşçıları eli kılıç tutanların tümünü kılıçtan geçirmişlerdi. Kadınların, kızların ve çocukların tümü …
ÖLÜMÜN BÖYLESİ
ÖLÜMÜN BÖYLESİ Fatma on altı yaşında olmasına rağmen köyünün en güzel en gelişmiş kızlarından biri olmuştu. Köyün tüm delikanlıları bu güzel kızın peşindeydiler. Fatma’yı çok kişi istedi. Ailesi kızlarının henüz çok küçük olduğunu, henüz evlendirmeyi düşünmediklerini söyleyerek, istemeye gelenleri geri çeviriyorlardı. Kızlarını istemeye gelenlere açık kapı bırakmıyorlardı. Kızlarının lise öğrenimi yeni başlamıştı. Aile kızlarının okumasını …
ÖLÜME BEŞ KALA
Ölüme Beş Kala Kör Cemal meyhaneden çıktığında, dışarıdaki sıcak havanın etkisiyle çarpılmış gibiydi. Gecenin bu saatinde ne bu sıcak diye söylendi. Yavaş adımlarla eski Pazar yerine doğru yürüdü. Karanlığın iyice koyulaştığı yere ulaştığında, pantolonunun kemerinin iç tarafındaki özel olarak diktirdiği zula cebinden bir parça esrar çıkardıktan sonra tabakasını açtı. İki kağıdın geniş kenarlarını tükürüğüyle ıslatıp …
ÖLÜM NASIL BİR ŞEYDİ
Ölüm Nasıl Bir Şeydi Hüzün çökmüştü içine. Nasıl olmuştu da bir kıskançlık uğruna canından çok sevdiği Yeşim ile kavga etmiş, ipleri koparacak kadar da ona onca ağır sözler söylemişti. Pişmanlığıydı onu böylesine derin bir kedere sürükleyen. İçinden gidip dizlerine kapanıp af dilemek geçiyordu ama gururunu yenemiyordu. Ağlamak istiyordu. Hem de hıçkıra hıçkıra. Gözlerden ırak bir …
OVADA YAKALAYAN ÖLÜM Sabah erkenden kalktı. Atının önüne yemini koyduktan sonra, ahırı süpürüp temizledi. At arbasını ahırın kapısına sürükledi. Onbeş günden beri biriken gübreyi arabaya kürüğiyle doldurmaya başladı. Bildiği en güzel rumca ve türkçe şarkıları, gönlünce avaz avaz bağırarak söylüyordu. Ablası merak edip ahıra gitti. Kardeşinin arabaya, atının biriken gübrelerini yüklediğini görünce, yanına gidip …
ONU UNUTMALIYIM
O’ NU UNUTMALIYIM Radyomu hafif bir sesle açmış Neşe Can’ ın şarkılar proğramını dinliyorum. Proğramda en çok sevdiğim şarkılardan biri olan, seevda yaratan gözlerini her zaman görsem yer alınca iyice kendimden geçmiştim. O’ nu düşünüyordum. Telefonumun sesiyle irkildim. Ahizeyi kaldırıp kulağıma dayadım. O’ nun sesiydi. Bana dinlemekte olduğum şarkıyı dinletiyordu. O halde sende …
ONU UNUTAMIYORDU
Onu Unutamıyordu Kalktığında gün yeni ışımaya başlamıştı. İyi uyuyamamanın neden olduğu bir yorgunluk vardı üstünde. Açılırım diye uzun süre yüzüne su çırptı. Buz gibi su az da olsa açılmasına yararlı olmuştu. Evden çıkıp yürümeye başladı. Nereye gideceğini kestirecek hali yoktu. Ayaklarına beyni kumanda edeceğine, sanki ayakları beynine kumanda ediyordu. Deniz kenarına geldiğini yüzüne vuran serinlikten …
ONU ÖLESİYE SEVMİŞTİ
Onu Ölesiye Sevmişti Çantasını koltuğunun altına sıkıştırmış, ağır ağır ilerliyordu. İş yerine geldiğinde tanıştığı genç iş adamının iş yeri öğrenebildiği kadarıyla buralarda bir yerde olacaktı. Caddenin sağında kalan dükkanların içine dikkatle bakıyordu. Bir an kalbi yerinden fırlayacak gibi oldu. İşte dedi kendi kendine. Aradığım adam işte orada. Nasıl yapsam da onunla konuşabilsem. Dükkana sapmadan yürümeye …
ONLAR DA İNSAN
ONLARDA İNSAN Üst geçitten aşağıya inerken, bir kadının tiz çığlıkları kulaklarımı tırmaladı. Ne oluyor, bu çığlıkların nedeni ne diye dönüp baktım. Kırk yaşlarındaki bir kadın, kucağında bir tomar gazete taşıyan yetmiş yaşlarındaki, belki de çok daha yaşlı bir ihtiyara var gücüyle vuruyor ve habire, Bir daha benim bulunduğum yerde gazete satarsan gebertirim seni diye bas …
O YALANCININ BİRİYDİ
O Yalancının Biriydi Onunla yine buluşacaktık. Sımsıcak ellerini avuçlarımın arasına alıp onu ne kadar sevdiğimi, onunla bir yuva kurmak için nasıl sabırsızlandığımı anlatacaktım. Biliyorum o bana yine sabırlı ol. Acele etmene gerek yok diyecekti ama, ben yılmayacaktım. Buluşacağımız yere yine gelmedi. Acabalar düğümlenişti kafamın içinde. Bu beni kaçıncı aldatışı böyle.Beni sevmiyor muydu? Yoksa hiç mi …
O ANILARINI YAŞARKEN ÖLDÜ
O ANILARINI YAŞARKEN ÖLDÜ Metin bey evinin balkonunda oturmuş, karşı sahildeki ışıkların denizde oluşturduğu revnakları seyrediyordu. Bu sıcak yaz gecesinde hafif hafif esen meltem, ruhunda ürpertiler yaratıyordu. Gök yüzünde dolunay tüm ışığını boca etmişti yeryüzüne. Her taraf ışıl ışıl. Dolunayın denize aksettiği yerde insanı büyüleyen kıpır kıpır oynayan ışıltılar onu, yaşadığı dünyadan koparıp ta …
NEDEN TERK ETTİN
Neden Terk Ettin Gözlerden uzak bir bankta oturmuştuk Elleri avuçlarımın içinde alev alev yanıyordu. Yaşadığımız aşkın dünyanın en büyük aşkı olacağını fısıldaşıyorduk kulaklarımıza. Doğa tümüyle fısıltılarımızı duymak için olacak sanki tüm yaşam durmuştu.. Rüzgarın ağaç yapraklarının arasından geçerken söylediği ninni de yok olmuştu. Meraklı gözler de yok olmuştu üzerimizden. Tüm evren yalnızca ikimize kalmıştı. Ya …
MUTSUZ YAŞANTILAR
MUTSUZ YAŞANTILAR Deniz müşfik bir annenin yavrusunu okşarcasına sahildeki kumsalı okşamakta. Dolunay, körfezin her yanını revnaklarla donatmış. Doğa bu güzel manzarayı bozmaktan korkarcasına derin bir sessizlik içerisinde. Ağaçlarda yaprak bile oynamıyor. Kumsalın üzerinde kararsız adımlarla ilerleyen bir adam, bir ara durdu. Beyaz gömleğinin cebinden çıkardığı sigarayı, kibritiyle yaktıktan sonra, az ilerideki tümseğin üzerine …
MUTLULUĞU ÖLÜMÜ ARARKEN BULDU
MUTLULUĞU ÖLÜMÜ ARARKEN BULDU Hava oldukça durgun, ağaçlarda yaprak oynamıyor. Deniz devasa bir çarşaf gibi. Çevredeki ışıklar ve dolunay revnaklarla süslemiş tüm körfezi. Selim kumsalda ağır adımlarla yürüyordu. Sanki tüm doğa, Selim’in ayaklarının kumlarda çıkardığı sese kulak vermiş, çıt çıkarmadan dinliyor. Doğa öylesine sessiz. İleride bir kum tümseği vardı. Tümseğin yanına vardığında, bir süre …
MEHMEDİN İNTİHARI
Mehmet’in İntiharı Kore’de Kunuri kuşatmasından şans eseri kurtulmuştu. O günden bu yana kuzeylilerle girdiği göğüs göğüse savaşı bir türlü aklından çıkaramıyordu. Her gece rüyasında kendisini hep o korkunç savaşın içinde buluyordu. Günlük hayatında bile kan dökmekten başka bir şey düşünemiyordu. Bir gün bir dostuna, Savaşta öldürdüğüm düşman askerleri bir türlü aklımdan çıkmıyor. Her gece rüyamda …
MEÇHULE MEKTUP
BİLİNMEYEN SEVGİLİYE Meçhul sevgilim, sen benim tanımadığım, belki de hiç tanımayacağım vefasız sevgilimsin. Bilir misin seni nerelerde aradığımı? Sen bazen gönlümde sım sıcak bir sevgi, bazen sım sıcak gözyaşı seli, bazen kalbimi burkan, acıtan bir sızı. Bazen de arzu, kin, ihtiras ve intikamsın. Seni gecenin bir yarısında ıp ıssız ve karanlık yollarda, bazen de …
MALTIZ KEÇİM ELMAS
MALTIZ KEÇİM ELMAS Yedi – sekiz yaşlarındayken, babamın sağdıcı Özcan benim keçi doğursun, yavrularından bir tanesini sana vereceğim demişti. Aradan bir hayli zaman geçmesine rağmen, vaat edilen oğlaktan hiç ses seda çıkmamıştı. Sormaya utandığımdan umudumu kesmiştim. Bir gün yine karşılaştık. Hadi gel de oğlağını al dedi. Sevinçten uçuyordum adeta. İki yüz – iki yüz …
KÖYDEKİ AŞK
KÖYDEKİ AŞK Henüz onaltı yaşında olmasına rağmen oldukça gelişmiş bir kızın havası vardı onda. Güzelliği tüm köyün delikanlılarının rüyalarını süslüyordu. Köyün tüm delikanlıları aşıktı ona. Onun gönlü ise köylerindeki komşularına konuk gelen delikanlıya bağlanmıştı. Kimdi gönlünü çalan bu delikanlı. Nereliydi? Ne iş yapıyordu. Komşularının nesi oluyordu? Bunu komşularına nasıl soracaktı. Geceleri, onu düşünmekten uyuyamıyordu. Onun …